Kafam Karıştı

Kafam karıştı. Bir olay var. Herkesin gördüğü ve aynı şeyi anlayabildiği somut olaylar... Ama tarafımdan değerlendirilince bu olay, iki sonuç çıkıyor. Hangisi? Kendimi mi kandırıyorum, yoksa hayatım mı renkleniyor? Hangisi doğru bilinmez.

İkincisi ise, yani hayatım renkleniyorsa, çok iyi. Hatta “süper, çılgınca” gibi tanımlar yerine daha abartılısı icat edilmişse, ondan. (e.g. extremely magnificent) Zaten tam da buna ihtiyacım var.

Düşünsenize, her gün aynı şeyi yapsanız, 9.30 – 17.00 arası en sevdiğiniz dersleri alsanız, dersten çıkınca hep aynı şeyleri yapsanız, kendinizi oyun modellemesine verseniz, Internet ve web programlama manyağı olsanız… Bunları her gün yapsanız siz de hayatınıza renk istemez miydiniz?

Bence isterdiniz. Hem de _en güzel_inden.

Ya kendimi kandırıyorsam... Bundan çok korkuyorum. O zaman bir kez daha hissedebildiğim kadar kötü hissedeceğim kendimi. Ve tabi yalnız.

Sürekli “kendimi kandırmak” ve “hayatımı renklendirmek” arasında gidip geliyorum. İkisini düşünebilmem için de çeşitli nedenlerim var. Ve ben arada kaldım. Arada kalmak kötü bir şey. “Kendimi kandırmak” daha da kötü. “Hayatımı renklendirmek” ise ikisinin zıttı, beni mutlu kılacak bir şey.

Karar vermek için daha çok veri toplamak iyidir. İnsanın bir tarafta karar kılmasını kolaylaştırır. Ama emin olayım derken, aylarca bekleyip beklemenin bokunu çıkarmak çeşitli zaman aşımlarına neden olabilir. Eskiden olduğu gibi.

Sonuç mu? Bilmem ki? Sonuç paragrafı yazmayı hiç düşünmedim. 😃