NYG: NeYe Gerek

nyg-bitam-blog-opening nyg-bitam-blog-opening  

Bitam NYG (Bilgisayar Teknolojileri Araştırma Merkezi Network Yönetim Grubu) Uluslar Arası Bilgisayar Enstitüsü binasında bulunup, Ege Üniversitesi ağından sorumlu topluluktur. Ama benim öğrenci olduğum dört senenin en az ikisinde (ve halen) NYG bu sorumluluğunu yerine getirmeyi başaramamıştır.

Bizim üniversitemizde sansür var! İstediğimiz her bilgiye erişemiyor, özene bezene hazırladığımız bir çok bilgiyi insanlara gönderemiyoruz. Engelli çünkü.

Köy

Orada bir köy var uzakta… O köy Ege Üniversitesi Öğrenci Köyü. Bizim yurdumuz. Yaşadığımız yer. Gecemizi gündüzümüzü geçirdiğimiz yer. Merak ediyorum, acaba NYG buranın kampüse dahil olduğunu ve sorumlulukları altında olduğunu biliyorlar mı? Burada yaşayan insanların akademik amaçlar dışında da bu ağı kullanacakları akıllarına geliyor mu acaba? Nedense bana öyle gelmiyor.

Bizim köyde genelde haftada birkaç defa internet saatlerce kesik kalıp geri geliyor. TTNet bile daha az kesinti yapıyor. Türkiye'nin kendisinde bile görülmemiş site engellemeleri de devam ediyor. İnsanların çalışmalarını engelleyecek port engellemeleri kendini aşmış durumda.

Hafta sonu kesintilerinde bir tane nöbetçi sorumlu bile olmadığı için (varsa da hiçbir şey yapmadığı için), kimse zahmet edip hafta sonu oluşan ağ sorunlarını çözmüyor. Yerine binlerce kişiye adeta “Ne haliniz varsa görün!” denmesi tercih ediliyor. Öyle ki Cuma gecesi yaşanan bir kesintinin ancak Pazartesi günü NYG’ciler teşrif ettiklerinde çözüldüğünü görmüşlüğümüz vardır yurt ahalisi olarak.

Herkesi tatmin edecek çözümler yok NYG’de. Yerine, “Kral biziz lan sen kimsin?” cinsinden cevaplar veriliyor ve kendilerini rahatsız eden her türlü erişim engelleniyor. O bağlantı kime lazım, neden lazım, hakikaten zararlı mı, birisi kullanıyor mu kimsenin umurunda değil! Yetki var ya, engelle geç…

Üst paragrafta dediklerimi biraz açayım. Sonra “Bize laf sokuyosun ama kanıtın yok.” olmasın. Kimseye çamur atmak değil derdim. Gerçeklerdir beni ilgilendiren.

  • Geçenlerde (22 Ekim 2009 Perşembe) yurt ağından Facebook’a erişilemedi. Facebook çökmemişti, engellemeyi unuttukları proxylerden ulaşabildik. Peki Facebook neden engellenmişti? Niye kimse zahmet edip engelin nedenini ve ne kadar süreceğini duyurmamıştı? Sırf Facebook’tan video izlemek mi tüm üniversitenin internet çıkışını tıkamıştı? Öyleyse niye Youtube engelli değildi? İnternetin tıkanıklığı saat 18.30’da bir anda mı geçti? Yoksa birisi engeli açıp, arabasına atlayıp eve mi gitti? Tüm Facebook’u engellemek yerine bir zahmet sadece video kısmını engelleseniz ölür müydünüz?

  • Niye Youtube engelli değil diye düşünmez olaydım, mesai saatlerinde engellenen sitelerden bir tanesi de YouTube olmuştu bir aralar... (Bir hafta kadar önce bu engel vardı, artık açılmış.) Ayrıca video gönderemiyorum. Umrunuzda değil tabi. Kral sizsiniz, kulunuz köleniz olayım! Eminim o 50 megabayt çökertir ağı.

  • Dahası, bu ağı ihtiyaç doğrultusunda geliştirmek gibi bir göreviniz yok mu sizin? Eğer internetten dosya çekme ihtiyacı arttıysa ve artık daha hızlı bir çıkışa ve ağa ihtiyaç duyuluyorsa, bu ihtiyacı yaratan servisleri engellemek yerine, ağı geliştirmeyi düşünemez misiniz?

  • Yurt ağında justin.tv’den stream izleyemiyorsunuz. Bu engel neden? Keyfinize göre engelliyor musunuz yoksa bizim üniversitenin ağı hakikaten Justin.tv’deki veri aktarımı ile hemen zört diye çökecek kadar basit ve yetersiz bir ağ mı? Eğer hakikaten yetersiz ise, ne demeye ağı geliştirmiyorsunuz? Engellemek daha mı kolay? Ne yani video izlemeyecek miyiz? Yurttayız biz, akademik olmayan sitelere de erişmek istiyoruz!

  • Üniversite ağı sınırları içerisinde istediğim DNS sunucusunu kendim seçemiyorum. Neden? İlla da sizin atadığınız, sansürlü DNS’i mi kullanmak zorundayım? Ben OpenDNS istiyorum belki! Ne bu tekelcilik böyle?

  • Bir arkadaşım kendi sunucusuna erişmek ve üzerinde işlem yapmak için MsSQL portuna ihtiyaç duydu. Ama diğer her şey gibi, bu port da elbette engelliydi. Açtırmak için yanınıza gitti, derdini anlattı açmadınız.Efendim neymiş, daha önce yurttan birisi Kore’de bir üniversiteye bu port üzerinden 456345654646746734 paket yollamış, tüm ağ çökmüş. Ağımız o kadar başarısızca yapılandırılmış, o kadar dandikmiş ki; tek bir kişi tek bir tıkla ağı çökertebilirmiş. Onlar da paket sayısı kontrolü gibi bir çözüm üretmek yerine kökten engellemişler.Kore’deki üniversiteye ise bir şey olmamış. Bir de bunu utanmadan söylüyorlar. Biz beceremiyoruz çöküyor ama onlarda tık yok diyebiliyorlar. Alışmışlar tabi…

  • Saat 18.30’dan sonra kendi siteme HTTP üzerinden dosya upload edemiyorum! 500KB bile gönderemiyorum, bağlantı yarıda kesiliyor. Sorun sitemden değil, arkadaşım aynısını yapabiliyor. Ama bende engelli. Youtube’a video ya da bir dosya paylaşım sitesine yüksek boyutlu bir dosya yüklemeye girmeyelim bile! (Arkadaşıma Eclipse gönderemedim, istediğiniz bu muydu?)

  • Geçenlerde NYG’ye mail attım ve bu dosya aktarım probleminin nedenini sordum. Çözmelerini istedim. Gelen cevap “18.30’dan sonra çok yüklenme oluyor yapabileceğimiz bir şey yok.” oldu. Bu şuna benziyor: Çamaşır makineniz bozuluyor, servis çağırıyorsunuz ve servis size “Çamaşır makineniz bozulmuş, yapacak bir şey yok.” diyor. Aynı 500KB’lık dosyayı MSN’den arkadaşıma atıyorum, gidiyor. FTP ile yüklüyorum yükleniyor. Ama HTTP’den atınca yüklenme oluyor (!). Yüklenme oluyormuş! 500KB’lık dosyayı kendi siteme upload edince mi yükleniliyor üniversite ağına? Hı? Eğer yükleniliyorsa kişi başına hız limiti koyun ya da daha iyisi, çıkışımızı hızlandırın.

  • Yurt ağından bir sansür daha: MSN’de kamera açamıyorsunuz. Sesli görüşme yapamıyorsunuz. O bile engelli. Sanki üniversitenin tüm nüfusu örgütlenip aynı anda görüntülü görüşerek ağı çökertme testinde bulunacak! Neyden korkuyorsunuz? Arkaya Ege Üniversitesi bayrağı asıp striptiz yapmamdan mı?

  • Geçen sene hafta sonu internet kesilmişti. Haftasonu olduğundan NYG’nin mesaisi yoktu. Biz bu üniversitede yaşayan en az 1500 kişi olarak, NYG’dekilerin mesaisinin gelmesini bekledik! Onlar kral, biz köleyiz ya, dedikleri olacak. Elde olan bir yetki bu kadar da kötüye kullanılmaz ki!Network’ten sorumlu bir ekipsin. Kocamaaaaaaan bir ağı yönetiyorsun. Nasıl olur da, nöbetçi bırakmazsın? Nasıl olur da TATİL DİYE KOCA BİR AĞI KENDİ HALİNE BIRAKIRSIN? O zaman hapishanedeki güvenlikler de, hafta sonu evlerine gidip mahkumları kendi haline bırakıp, “Sakın kaçmayın haaaa!” mı desin?Bu sene çok şükür bu kadar kötü bir kesinti yaşamadık. Belki artık vardır nöbetçileri.

  • Geçen sene fiberoptik hat kopmuştu. Bir kabloyu onarmayı bile ancak iki haftada başarabilmişlerdi. Hatların yedeksiz olması ise ayrı bir ironiydi. Hattı kopartan kepçeci amcaya ve böyle bir ihmale olanak tanıyan plansızlığa hiç girmeyelim, çünkü şu anda NYG’ye sövüyorum.

  • NYG iletişmeyi bilmiyor! Geçen sene yine yapılabilecek en cins hareketlerden birini yapıp da kişi başına düşüen net hızı 512KBps’ye indirdiklerinde yanlarına gitmiş ve amaçlarını sormuştum. *Beni bağıra çağıra göndermişlerdi.*Geçenlerde bir arkadaşım adıyla, soyadıyla mail atmış. Cevap yazmaya zahmet eden olmamış.Geçenlerde ben de üç ayrı vakitte mail attım üç ayrı sorun için, sadece birine cevap geldi. O da olumsuz.

    Arkadaşıma MSSQL portunu açmaları için imzalı yazı ile başvurması gerektiğini söylemişler, ama getirse bile açmayacaklarını söyleyip efelenmeyi de unutmamışlar.

  • Ben bu ağın bir üyesi olarak, ağdaki kesintilerin nedenini, ne zaman çözümleneceğini ve nerede ne çalışma yapıldığını merak ediyorum. Yine hangi portların ve hangi sitelerin ne amaçla ve kimlerin verdiği kararla ne kadar süreyle engellendiğini de merak ediyorum. Ama NYG ağ durumu gibi bir bilgiyi paylaşma gereği duymuyor tabii. Halbuki status.nyg.ege.edu.tr gibi bir adres olsa, bilgi sahibi olsak, işimizi ödevimizi ona göre ayarlasak güzel olmaz mıydı?

  • Dün gece internete bir şeyler oldu. (10 Kasım 2009) Ve elbette yine NYG’nin mesaisini bekledik. Bugün biraz yağmur yağdı. İlk damlalarla beraber internet yine kesildi. (11 Kasım 2009) Hayır, ders çalışacağım Wikipedi açılmıyor!

Bitirirken

NYG bence kendini ağın kralı olarak görüyor. Halbuki “benim dediğim olur” anlayışından çıkıp, “sizi de dikkate alarak iyileştirme yapacağız” diyerek ağdan yararlananları dinlemeleri gerekiyor. “Biz olmasak ağ olmazdı!” demek yerine, “Başka bir ekip bu ağı daha iyi yönetebilirdi, kendimizi geliştirmeliyiz.” demeleri gerekiyor.

Ağla ilgili sorunlarımızı gidermeyi bırakın, dinlemiyorsunuz bile!

Bir kablo kopmasını bile haftalar içinde anca çözüyor, ağ bakımını yapamıyorsunuz. Gelen geçeni engellediğiniz halde, ağ yine çöküyor, yine çöküyor.

E peki, siz ne yapıyorsunuz?

Yazıya Sonradan Eklemeler

İRONİ: İki gün önce yazıyı yazdım, dün tüm gün boyunca internet (her zamanki gibi) yoktu. NYG'yi canlı yayında siteme konuk etmiş gibi hissettim kendimi. Acaba diyorum fiberoptiğe su mu kaçtı, yoksa NYG'den birisi kız arkadaşına film indirecekti de, hızlı gelsin diye bizim yurdun bağlantısını mı kesiverdi?