🎈 Hayat, 🧐 Kişisel

Sosyal Kontrat

Yaşantımız gereği her gün onlarca kişiyle beraber oluyor, bazen eğlenmek için, bazen iş gereği sohbet ediyoruz. Birisiyle konuşurken hiçbir zaman “neyse onu” açık açık söylemiyor, karşımızdakinin ne hissedeceğine önem veriyoruz.

hand-shaking
Kimse kafası attırılmadıkça bir okul arkadaşına “sen beş para etmez, sorunları olan acınası bir herifsin” demez. “Daha iyi olabileceğini, ama şu anda da ciddi bir şey olmadığını” söyler. Kimse kimseye kolay kolay “Saçlarını sarıya boyatınca o.. gibi görünmüşsün.” demez. “Güzel olmuş.” der. İster böyle düşünsün, ister düşünmesin.

Demek istediğim şu ki, konuşurken özgür değiliz. Karşımızdakini düşünür ve asıl söylemek istediklerimizi buna göre yontarız. Yaşlandıkça bu konuda daha fazla deneyim kazanırız. Halter kaldıran sporcunun kas yapması gibi… Bu yüzden çocuklar daha açık sözlüdür, yırtık dondan çıkar gibi çıkabilirler. Bu yüzden ağzımızı açar ve tek kelime çıkmadan kapatırız bazen.

Bu iyi bir şey. Toplumun düzen içinde ve mutlulukla (?) yaşaması için buna ihtiyaç var. Eğer ben karşımdakine açık açık “O pembe kazak seni maymun gibi göstermiş.” dersem, o da bana haklı olarak “Sen de zaten tipsizin tekisin, ne öyle o çilli çilli!” diyecek. Karşılıklı, sessiz ve gizlice yapılmış olan “iyi davranma” anlaşması böylece çift taraflı olarak bozulacak. Böyle bir toplum düşünün! Herkes sonuçlarını düşünmeden gerçekleri söylüyor! O toplum katlanılabilir olur muydu? Nasıl ben birisine burnunun yamuk olduğunu söylemiyor “karakterine yakışıyor” şeklinde inceltiyorsam, o kişiden de “tipsizin tekisin” yerine “zekan ön planda” övgüsünü almayı hak ediyorum.

Halbuki hepimiz arka planda ne hissediyorsak aslında oyuz.

Her şey iyi hoş da, insan kendine birini seçmeli. Yakın ve “tahammül edebilecek” bir arkadaşını. Ve bu kontratı bozmalı. Bu iki arkadaş -kendi aralarında- her şeyi olduğu gibi (kırıcı olmak pahasına) söylemeli ve böylece aslında toplum onları nasıl görüyor öğrenmeli, gözlerini açmalı ve önlemini almalı.

Bazen gerçeklerin yüzümüze vurulması gerekir. Bunu yapma cesareti ve yeteneği olan birini bulmak lazım.

Uyanmak lazım.

Uyandırılmak lazım.

Hemen.

Sosyal Kontrat 6 yorum aldı.

  1. “Eğer insanlar birbirlerinin arkalarından konuşulanları duyabilselerdi dünyada arkadaşlık diye bir kavram olmazdı” gibi bir söz bilirim Umutcum, sarfeden zatı şu an hatırlayamıyor olsam da.

  2. Caner’in dediğine ben de katılıyorum.Eğer her insanın bizim için aklından geçenleri bilme şansımız olsaydı kafayı yerdik sanırım.Kimseyi kırmadan da bazı şeyler söylenebilir.

    1. İnsanları kırmadan bir şey söylenemeyeceğini iddia etmiyorum yazıda zaten. Hepimiz bunu her gün yapıyoruz çünkü. Ama sadece iki kişi arasında bunun ötesine gidilip tüm filtreler bir köşede bırakıp her şeyin olağan çıplaklığıyla konuşulmasının kişinin yararına olacağını iddia ediyorum.

  3. tanıdığım insanların bir çoğu eleştirilmeyi sevmez ve güzel şeyler duyunca mutlu olur. . bu sebeple bazen susmak güzeldir, herşeye rahmen söylenen birileri için gerekli ve faydalıysa söylenmelidir. insanlar hakkında yorum yapmak gerekiyorsa bence yoruma açık olan insanın kendısı değil, sahip olduğu hal ve hareketidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir