Uzun Müzeler Gecesi

postdamer-platz-berlin postdamer-platz-berlin  

Uzun Müzeler Gecesi veya orijinal adıyla Die Lange Nacht der Museen, Berlin'de her sene düzenlenen bir kültür etkinliğidir. Bu sene 20.si düzenlenen etkinlik kapsamında, etkinliğe katılan müzeler kapılarını ziyaretçilerine akşam 18 ile gece 02 arası açık tutar. Toplu ulaşım şirketi BVG, bu geceye özel olarak metro, tramvay ve otobüs seferlerini sık tutar ve müzeler arasında ring seferler düzenleyen ek otobüsler koyar.

Etkinliğe katılmak için bu güne özel tek bir bilet alırsınız. 18€ karşılığında aldığınız bu bilet ile gece boyunca etkinliğe katılan 80 müzeden istediklerinize istediğiniz sırada gidebilirsiniz. Bilet etkinlik süresince Berlin ABC bölgesinde toplu taşımadan ücretsiz olarak yararlanmanızı da sağlar. Size de müze beğenip, rota çizip gezmek kalır.

(Fotoğraf: Postdamer Platz, Berlin)

Ancak, her şey üst paragrafta anlatıldığı gibi toz pembe değildir. Gittiğiniz müzelere bağlı olarak bazı müzelerin önünde bir saate yakın beklemek zorunda kalacağınız uzun kuyruklar sizi bekliyor olabilir.

Strateji

80 müze 8 saat… Hangilerine gideceğimize karar vermek kolay olmadı. Popüler müzelerin tamamını eledik, çünkü kalabalık olacaklardı ve günümüzü kuyruklarda geçirmek istemedik. Hiç ilgimizi çekmeyen müzeleri eledik. Şehir merkezine uzak müzeleri eledik, zamanımızı trenlerde geçirmek istemiyorduk.

Kalan müzeleri ilgimizi çekme/birbirine yakınlık sırasına koyunca çoğunluğu yürüyüş içeren bir müze güzergahı elde ettik.

Müzik Enstrümanları Müzesi (Musikinstrumenten-Museum)

musikinstrumenten-museum-2 musikinstrumenten-museum-2  

Bu müzede geçmişten günümüze birçok müzik enstrümanı bulunuyor. Bu müzede değil sesini duymak, ömrü hayatımda hiç görmediğim garip enstrümanlar görme fırsatım oldu.

musikinstrumenten-museum-1 musikinstrumenten-museum-1  

Müzedeki en ilginç enstrüman ise aşağıdaki fotoğrafta görebileceğiniz Wurlitzer marka org idi:

musikinstrumenten-museum-3 musikinstrumenten-museum-3  

Benim şahsen 'tek kişilik dev kadro' olarak isimlendirdiğim bu org, üst katta bulunan büyük oda içerisindeki gerçek müzik enstrümanları aracılığı ile aklınıza gelen her sesi çıkarabiliyor. Tamamen şans eseri denk geldiğimiz etkinlik çerçevesinde bu orgdan çıkma birkaç parça dinleme şansımız oldu.

Alman Casus Müzesi (Deutsches Spionagemuseum)

Gezdiğimiz ikinci müze German Spy Museum idi. Şehrin çok merkezi bir konumunda bulunan müzeye gitmeyi daha önce de düşünmüştük, ancak konu itibari ile turist kazıklama noktası olabileceğini düşündüğümüzden hep es geçmiştik. Bu müzeyi de etkinlik kapsamında gezebileceğimizi görünce gezi planına kattık.

spy-museum spy-museum  

Bu müzede ayakkabı altına yerleştirilmiş gizli kamera düzeneği, sigara görünümlü kamera, şemsiye şeklindeki tabanca gibi ilginç şeyler görmeniz mümkün. Müzede ayrıca James Bond'a özel bir bölüm de bulunuyor.

Fotoğrafta müzenin bir bölümünden fotoğrafladığım çeşitli zehirler görülebilir.

Martin-Gropius Bau

Yanlış sokağa sapar mısınız, saparsınız. Yanlış otobüse biner misiniz, binersiniz. Ancak yanlışlıkla başka müze gezer misiniz? Eğer Berlin'deyseniz evet, bu mümkün. 😄

Casus müzesini gezdikten sonra, sıradaki müzemize yürümeye başladık. Müzenin olduğu sokağa geldiğimizde sağımıza baka baka kalabalığı takip ettik ve bir müzeye girdik. Müzede sergilenen şeylerin beklediğimizle alakası olmadığını görünce bir şeylerin ters gittiğini anladık. Aynı sokakta yan yana iki tane müze beklemiyorduk, adını bile kontrol etmeden yanlışlıkla girmiş bulunduğumuz bu müzede bulunan Protestanlık ile ilgili bir sergiyi gezmiş bulunduk.

martin-gropius-bau martin-gropius-bau  

Fotoğrafta bu müzede bulunan bir sanatsal yapı çalışması görünüyor.

Trabi-Museum

GDR Almanya'sının simgelerinden biri olan Trabi'ler için hazırlanmış bu müzede, Trabi'ler hakkında çeşitli tarihi ve teknik bilgiler öğrenmenizin yanı sıra, çeşitli Trabi modellerini ve bazı aksamlarını görmeniz mümkün. Aynı zamanda bu müzenin yakınında Trabi turları organize eden bir dükkan da bulunuyor.

trabi-museum-berlin-ferrabi trabi-museum-berlin-ferrabi  

Fotoğrafta Ferrabi olarak isimlendirilmiş, Dünyanın en pahalı Trabi'si görülüyor.

Alman Körili Sosis Müzesi Berlin (Deutsches Currywurst Museum Berlin)

alman-currywurst-museum-berlin alman-currywurst-museum-berlin  

Sanırım İzmir'de kumru, boyoz neyse, Berlin'de de currywurst o. Currywurst dediğimiz, köri soslu sosis ve büyük ihtimal Berlin'de dönerden sonra en kolay bulabileceğiniz şey. Bir o kadar da sağlıksız tabii ki. 😃

Bu eğlenceli müzede Almanya ve Berlin'de ne kadar currywurst yendiğini gösteren ve sürekli yükselen bir sayacın yanı sıra, Berlin'deki currywurst mekanlarının harita üzerindeki dağılımı, currywurst yapımı, kullanılan malzemeler gibi konularda fikir edinebilirsiniz. Müzede currywurst yiyebileceğiniz bir fast food alanı da bulunuyor.

currywurst currywurst  

Fotoğrafta sosis ve ben. 😄

Oyun Bilimi Merkezi Berlin (Game Science Center Berlin)

Bağımsız oyun geliştiricileri tarafından açılan bu merkezde bilgisayar oyunları dünyasındaki son teknolojiler hakkında bilgi edinmek ve bazı teknolojileri denemek mümkünmüş. Aynı anda sadece 50 kişinin içeriye kabul edildiği bu merkeze gitsek de, dışarıdaki kuyruğu görünce akşam yemeği vaktinin geldiğine karar verdik ve burayı pas geçtik.

izmir-kofte-berlin izmir-kofte-berlin  

İzmir köfte ve ayranın ardından sıradaki müzeye geçtik. (Not: Bu tarz bir köfte ekmek İzmir'de gerçekten var mı bilmiyorum ama mekanın adı Konak İzmir Köftecisi.)

Nesneler Müzesi (Museum der Dinge)

Bu ufak müzede günümüze ve eskiye ait irili ufaklı birçok günlük nesne sergileniyor. İlginç şeyler vardı elbet, ama müzedeki parçaların bir kısmı bende marketten kalabalık yapması için rafa yerleştirilmiş hissi yarattı. Bu müzede beklediğimi bulamadım.

museum-der-dinge museum-der-dinge  

Duyulmamış Nesneler Müzesi (Museum der Unerhörten Dinge)

Şehir merkezine görece biraz uzakta olan bu müzede, ilginç ve enteresan nesneler görmeyi bekliyorduk. Ancak bizi çok ufak bir alanda duvara asılmış nesneler ve bu nesneler altında tamamıyla Almanca ve çok uzun metinler karşıladı. Metinleri anlasaydık gördüğümüz nesneler ilgimizi çeker miydi bilmiyorum ancak bu haliyle benim için hiçbir anlam ifade etmedi.

Bu müze itibariyle yorgunluk çökmeye başladığından başka fotoğraf çekmemişim.

Kenevir Müzesi (Hanf-Museum)

Bu müzede kenevir bitkisi ve bu bitkinin kullanım alanları hakkında bilgi veriliyor. Müzede aynı zamanda kenevir yetiştiriliyor ve bitkiyi saksısında görme (ve itici kokusunu hissetme) şansınız oluyor.

Knoblauchhaus

Knoblauch ailesine ait olan bu ev 1759 yılında inşa edilmiş ve 1989'da müze olarak halka açılmış. Berlin'in az sayıdaki 18.yüzyıldan kalan binalarından biri olan bu yapıda o dönemin ruhunu hissedebilirsiniz. Biz müzeyi gezerken içeride saksafon ve keman müzik dinletisi vardı. Evi müzik eşliğinde gezme şansımız oldu.

Son müzemiz olan Knoblauchhaus'tan çıktığımızda saat gece 1'i geçmişti. Günü daha iyi değerlendiremezdik.

Bitirirken

Eğer Berlin'de yaşıyorsanız veya Berlin'i gezmeye gelecekseniz ve bu etkinlik gezi tarihleriniz içerisinde yer alıyorsa bu şansı değerlendirmenizi şiddetle öneririm.

Bu yazıdaki tüm fotoğraflar benim tarafımdan çekilmiştir.