✈️ Gezi, 😂 Eğlence, 🎈 Hayat, 🧐 Kişisel

Bitirirken

Rüya gibi bir tatil bitti! (Öhm eöö, evet bir hafta önce bitti.)

Yeğen
Tatilin ana fikri şüphesiz yeğenimdi benim için. Yazın başında doğan, şu an iki buçuk aylık olan minik yeğenim. Bakıp bakıp gülücükler atıp “agguu” dediğinde ya da adını söylediğinde (“ge,eee!”) dünyalar sizin oluyor.

Yeğenimin dışında, fazla sıcak bir yaz olmaması, arkadaşlarla gezip tozmam, evimizin 200 metre ilersine içerisinde sinema, bowling salonu 😀 ve Burger King’i de olan Antalya’nın en büyük alışveriş merkezinin açılması da tatilin rüya gibi olmasına etki etti tabi. Bowling salonu!! 😀

Bu yaz birçok defa günün doğumuna şahit oldum evin balkonunda. Bir yandan oyun oynayarak, program yazarak ya da internette sürterek defalarca sabahladım. Sessiz bir ana caddenin yavaş yavaş trafik gürültüsüne boğulmasını izlemek güzeldi.

Sonra da öğlene kadar uyudum. Bazen abartıp 18’de uyandığım bile oldu. Tatil buydu, Antalya dediğin yerde zaten dışarı çıkacaksan gece çıkacaktın.

Tatilin hakkını verdim.

Artık okul zamanı. Şimdi istesem de istemesem de İzmir’e gidiyorum. Rüya gibi bir tatil bitti. Acaba rüya da mı bitti, yoksa rüya gibi bir sene mi başlıyor? (İyimserliğin bu kadarı)

Bitirirken

İzmir’i övücü sözler söylemediğim için özür diliyorum. “Ya sev ya terk etçiyseniz” (!) lütfen yorum yazmak yerine bu sayfayı terk edin.

Bitirirken 5 yorum aldı.

  1. Aslında yeğeninin adının güzelliği üzerine bir yorum yapacaktım. Ege gerçekten sevdiğim bir isim ayrıca gerçekten sevdiğim bir insanın ismi. Belki de bu ismi bu kadar sevmemin esas nedeni o ama bir gün çocuğum olursa adını Ege koymayı istiyorum. Umarım yeğeninin hayatı da adı kadar güzel olur.

    Ama haliyle gözüm “Bitiriken” başlığına takıldı. İzmiri hala sevemediğin için senin adına üzgünüm. Egenin incisi denen, dünyanın en güzel şehirlerinden biri olduğunu iddia edebileceğim. Adını güzel prenses Smyrna dan alan bu şehirde üç yılı bitirip dördüncü yıla başlarken hala şikayetçi olmak bir İzmirlinin asla anlayamayacağı bir duygu sanırım.

    Önümde İzmirden uzak geçecek 10 ay var ve ben günleri sayıyorum dönüş için. İşte bu yüzden İzmiri sevemeyenleri anlamıyorum.

  2. Yeri gelmişken ben de düşüncelerimi söylemek istedim; direk Canburak’a geliyor bu yorum 🙂
    Şöyle ki aslında Umut İzmir’in kendisinden yana dertli değil. İzmir sadece burada cisimlendirilmiş bir olgu. Umut çok daha başka şeylerden yana muzdarip. Yurtta kalmanın verdiği zorluklar buna en güzel örnek olur sanırım. Yani İzmir’e gelmek istememesinin, İzmir’de olduğu sürece burdan yakınmasının nedeni şehirle olan derdinden çok bu şehirdeki kendi zorunlu yaşam tarzıyla alakalı.
    Seni de bu konuda anlıyorum. Büyüdüğün ve gerçekten çok sevdiğin bir şehre böyle şeyler söylenmesi hiç hoşuna gitmiyor. Benim şehrime de Ankara’ya da hiç hoş olmayan şeyler söylendiğinde ben senden daha öfkeli olabiliyorum. Ama dediğim gibi aslında İzmir olarak cisimleştirilen şey aslında İzmir’deyken katlanmak zorunda olduğu yaşam şekli. Bu yüzden Antalya’dan ailesinden ve ordaki yaşamından kopup buraya, zorunda olduğu ama hoşlanmadığı bir yaşama geldiği zaman mutsuz oluyor.
    Ve şunu da belirteyim, Umut’un hak ettiği değeri İzmir’e fazlasıyla gösterdiğini ve onun tüm güzelliklerini yaşamak için gerçekten uğraş verdiğini biliyorum.

  3. Ayrıca Umut’tan beklenmeycek derecede güzel bir final olmuş. “Acaba rüya da mı bitti, yoksa rüya gibi bir sene mi başlıyor?” şeklinde… Bunun için kendisine tebriklerimi iletiyorum : )

  4. Doğduğum yer değil,doyduğum yer demiş atalarımıaz.İzninizle ben bunu ‘mutlu olduğum yer ‘olarak değiştiriyorum ve Umut’a katılıyorum.Kalan senelerinin İzmir’i de sevdirmesini dilerim.Rüya gibi seneler olsun.Seni özleyeceğiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir