Organizasyon

odun odun   {right}Bir zamanlar bir şeyler organize etmeyi severdim. İnsanları toplayıp hep beraber ortak bir şey yapmamızın, bunu ayarlayan kişi olmanın hoş bir şey olduğunu düşünürdüm: Değilmiş. Bunu bir süre önce fark ettim. Uzun uğraşlar sonucunda ayarlanabilmiş bir organizasyona (zaten herkes bakarız bakarız deyip organizasyondan sadece bir gün önce haber verebilecek kadar meşgul (?= ekici) olduğundan kısa uğraşlar sonucu ayarlanabilen bir organizasyon yok) herkesin parça parça gruplar halinde gelmesi, gruplar halinde kalması ve organizasyonun hemen sonunda gruplar halinde “teşekkürler” diyerek çekip gitmesi, yapılan olayın “hep beraber” yapıldığına dair ortada en ufak bir kanıt olmaması, kendinizi “gişeden bilet alıp komisyonla satan eleman” gibi hissetmenize neden oluyormuş çünkü.

O yüzden davetli sayısını düşük, davetlileri yakın tutmak lazım.

Umut’a kakalayayım o ayarlar. Gaza getireyim, o devamını yapar. Armut pişer, ağzıma düşer. Daha çok beklersiniz. Artık, daha çok beklersiniz. Bir defa da siz pişirin, biz hazır yiyelim. Bakın bakalım kolay mıymış?

Bitirirken

  • İlk paragrafı ilk okuyuşunda anlayanların nobele aday gösterilmesi.
  • Laf sana geliyor gibi geldiyse heyecan yapılmaması. Aslansın, kralsın sen. Sana gelmez o. Ama yine de öyle geliyorsa trip atma, gel konuşalım, pazarlığımızı yapalım.