48 saatlik hiçbir şey

Hiçbir şey! Koca bir hafta sonu ne yaptığımı “cuk” diye açıklayan kelime: “Hiçbir şey!”

Bilgisayarın ekranına bakılarak geçirilen 48 koca saat. Zorunlu ihtiyaçlar (yemek) dışında odadan çıkılmayan 48 saat. Ne yapacak bir şey, ne de bir şey yapacak birisi bulamadan geçirilen 48 saat.

Yurdumuzun geri zekalı alt yapısı, onu tasarlayan birbirinden beyinsiz mühendisler ve bir elektrik sorununu dört haftadır tespit edemeyen beceriksiz bakım şirketleri sağ olsun internetsiz geçen 48 saat. (ve tabi bu haftanın öncesinde kocaman 4 hafta!)

Yetiştirmem gereken projelerden dolayı beni birbirinden pahalı 3G paketlerine muhtaç bırakan bir yurt. Göz KB sayacında… Aman çok kota gitmesin.

Bilgisayarın ekranına bakılarak geçirilen 48 koca saat. Amaçsız bakışlar, ekranda akan yazılar, bitmemesi istenen uykular. Ötesi hiçlik. Amaçsız amaçsız etrafa bakınmak. İnsanları şaşkınlıkla ve imrenerek izlemek: Yapılacak bu kadar çok şey nasıl bulunur?

Küçülmek küçülmek, bir nokta halini almak ve en sonunda silinip gitmek.

An abstract painting: Melting Clocks by Salvador Dali An abstract painting: Melting Clocks by Salvador Dali An abstract painting: Melting Clocks by Salvador Dali