Satılık Dünya

Lonely Lonely  

Her şey gibi dünyanın da satılık olduğunu düşünün bir an. Bir dünya sipariş edebiliyorsunuz. Azıcık kremasından, bol şekerli nasıl arzı ediyorsanız dünyanız, hayatınız öyle şekilleniyor.

Bu çok uçuk oldu. Hayat normal hayat olsun. Yaşayıp gidiyorsunuz. Benim gibiyseniz her sabah uyandığınızda küfrediyorsunuz ya da bilmiyorum belki mutlusunuzdur gülücükler saçıyorsunuzdur. Uzun süre oldu da… Saçılan gülücüktü değil mi? Her neyse… Bu normal hayatta birisi geliyor yanınıza. Süper güçleri olan birisi ve diyor ki: “Bana hayatına eklemek ve hayatından çıkarmak istediğin şeyleri söyle, onları gerçekleştireyim.”

Soruyorum: Hayatınıza neleri eklemek ve hayatınızdan neleri çıkarmak isterdiniz?

Ne çıkarmak istediğimi hiç düşünmedim ben. Sanırım iyi böyle, bir şeyleri silmeye gerek yok. Fazla mal göz çıkarmaz. Ama neyi ilave edeceğimi çok iyi biliyorum.

“Güven” duygusunu tekrar ilave etmek isterdim hayatıma. İnsanlara “bu nasılsa yan çizer, uygulamada görene kadar güvenmemek lazım, bin bir tane bahane bulur” şeklinde değil, “konuştum, yaparım dedi, o halde bu işi bitmiş bileyim” güveniyle yaklaşmak isterdim. Daha önemlisi, hakkında böyle düşünebileceğim bir arkadaşımın olmasını isterdim. Sadece bir tane! Sadece bir kişi! Kontrolü güvenle kendisine bırakabileceğim ve sonunda kesinlikle hayal kırıklığına uğramayacağım sadece bir kişi olmasını isterdim… Aramızdaki lügatta “yamuk” kelimesinin olmadığı.

Sadece bir kişi…

Çünkü yoruluyor insan sürekli B planı yapmaktan. Ayarladığı her şeyin bir saniye sonra yerle bir olabilecek olma olasılığı çok korkutucu bir şey! İnsan bazen sadece güvenmek ve hayatının kontrolünü çok kısa bir süre için olsa bile boşa almak istiyor. On dakika olsun “tetikte olmadan”, stressiz bir şekilde etrafa bakmak istiyor. Bunlar sonucunda ortada kalmamak istiyor.

İnsan güvenmek istiyor, ama güveninin “foss” “fıss” olmamasını da istiyor. Sorumluluk sahipleri aranıyor!

Sadece bir kişi… En azından bir kişi! Lütfen! Lütfen!

Bitirirken

Şu noktada, bu yazıya gelecek yorumlardan birisini söyleyeyim: “Öyle birisini bulursan bana da söyle Umut’çum, ben de arıyorum.” Sakın! Bunu diyeceğinize “Ben öyleyim!” deyin sıkıyorsa…

Hayatıma başka neler ilave etmek isterdim? Çoook… Belki başka zamana…