İzmir Belediyesi’nin Beceriksizlikleri - 2

ibb_logoİzmir Büyükşehir Belediyesi’nin eleştirisine devam ediyorum. Yazının ilk kısmına buradan erişebilirsiniz.

Göl Olan Yollar

Ben İzmir’e geleli altı sene oluyor, Ege Bilgisayar Mühendisliği ile Bornova Metro arasındaki yol her yağmurda hala dere oluyor. 6 senede kimse çözmeyi akıl edemedi bunu. Zaten ışıkların yerine de uyuz oluyorum. İnsan karşıya geçecek yayaları da düşünüp biraz geriye koyar.

Bitmeyen Metro

Raylı Sistem İronisi Raylı Sistem İronisi  

Üçkuyular metrosu ben geldiğimde de yapılıyordu 6 sene önce. Tamam, bitmemiş olabilir, problem değil. Sonuçta çeşitli ödenek sıkıntıları, davalar, hükümetin oyunları, ihaleyi alıp batan şirketler falan olabileceğini az çok tahmin ediyoruz. Ama… Ama, bu bilgileri hep sağdan soldan duyuyoruz. Aslında hiçbirimizin metro inşaatının ne durumda olduğu konusunda net bir bilgisi yok. Madem en önemli icraatlerinizden biri şu metro, azıcık tanıtsanız, biraz reklamını yapsanız olmaz mı?

Mesela bir siteniz olsa, metro inşaatının ilerleme durumu konusunda bilgiler alsak, üç beş fotoğraf koysanız, inşaat alanından canlı kamera görüntüsü koysanız böylece halkın geneli olarak biz “Abi kazdılar bıraktılar, Aziz Başkan her sene, seneye bitecek diyor, olmaz olsun böyle metro” demekten başka bir şey yapsak olmaz mı?

İYTE'ye Ulaşım

Bir zamanlar bir “dağ” varmış. Gelmişler oraya üniversite yapmışlar. (Arkadaş koca İzmir'de başka yer mi yoktu!) İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü olmuş. Buraya kadar sorun yok. Belediye de otobüs koymuş bu üniversiteye. Eshot. Bu da güzel. Ama belediye ne yapmış? İlçeler arası bileti kesmiş herkese.

Şaka mı lan bu? Öğleden sonra ders yok mu bu memlekette?

Şaka mı lan bu? Öğleden sonra ders yok mu bu memlekette? Şaka mı lan bu? Öğleden sonra ders yok mu bu memlekette?  

Öğrenci olmayanlar için lafım yok. Uzak mesafedir, ilçeler arası için yüksek ücret ödenmesi makul olabilir. Ama öğrencilere yazık değil mi? Adamlar sonuçta tatil köyüne veya yazlığa gitmiyor, okula gidiyor. Mesafe ne olursa olsun, İzmir Büyükşehir Belediyesi öğrencilerden bu hatta uzak mesafe ücreti değil, normal ücret almalıdır. Ayrıca bu otobüs sıklaştırılmalıdır.

Bir de… son seferini 15.45’te yapan otobüs mü olur arkadaş, içtiniz de mi hazırladınız bu hattın sefer saatlerini? Pazar günü otobüs hiç kalkmıyor? Bu öğrenciler hiç mi İzmir’e gitmiyor? Ya da sabahları İzmir’den gidip, hiç mi dönmüyorlar?

Öğrencileri dolmuşçulara muhtaç bırakmak yakışmıyor. Köylere otobüs götürdük diye reklam yapmadan önce yapılacak başka şeyler de varmış, değil mi?

Piriştina bursu güzel bir destekti (alana, bana hiç çıkmadı). Madem artık bu burs yok, yerine ulaşımda kıyak geçebilirsiniz.

İnönü Caddesinin Hali

Büyükşehir Belediyesi İnönü Caddesi’nin kaldırımlarını yeniliyor. Cadde boyu, baştan sona. Sitelerinde projeyi öyle ballandıra ballandıra anlattılar ki, yok bilmemne taşı olacakmış kaldırım taşları, yok şöyle kaliteli olacakmış, böyle şahane olacakmış…

Beklentiler yükseldi tabi.

Ondan sonra kaldırım çalışmaları başladı. Adamlar eski kaldırımı söktüler, yerine gri gri minik minik taşları koydular geçtiler. Aradaki boşlukları bile doldurmadılar, taşlar da üç güne lekelendi zaten. Klasik tırt kaldırım taşı oldu, eskisinden farkı olmadı.

inonu-caddesi-kaldirim-yorumlar inonu-caddesi-kaldirim-yorumlar  

Kaldırımları boydan boya yapacak bir projeye geçince ben de düşünmüştüm ki, hazır başlamışlarken apartmanlarla anlaşılır, apartmanların önlerindeki esnafların kendi yaptırdıkları binbir şekil ve renkteki döşemelerin olduğu kısımları da kaldırıma katar, hepsini tek bir düzende, tek bir renkte yaparlar. Antalya’da yaptıkları gibi. Ama belediyede onu düşünme ve uygulama kapasitesi nerdeeee. Hala kaldırım renk cümbüşü, hala kaldırımdaki seyyar satıcılar yerli yerinde, kaldırımda düz yürümeniz imkânsız.

Hoş, Kıbrıs Şehitleri için de çok reklam yaptılar, kaldırımlar şöyle güzel olacak böyle güzel olacak diye… Kaldırım dedikleri aralardan tuğlalar geçen “bildiğin beton” olmuş. Bu muydu yani yapacağınız? Ya belediye aşırı zevksiz, ya biz sanattan anlamıyoruz.

Belediye “güzel kaldırım” görmek istiyorsa, buyursun Antalya’ya gelsin, Mehmet Akif Caddesi’ni veya kapalı yolu ziyaret etsin. Ya da uzağa gitmesinler, Sevgi Yolu’nu ziyaret etsinler. Orası da gayet başarılı bir çalışma.

Öve öve, reklam yapa yapa, kaldırım yapıyorlar da sonuç tırt çıkıyor ya, insan dalga geçilmiş gibi hissediyor kendisiyle.

Kaldırım İşgalleri

Bir de kaldırım işgalleri var tabii. Hatay karakolunun olduğu caddede yürüyün bakalım. Ezilme tehlikeniz var. Neden? Kaldırımlar dükkân olmuş. Adım atacak tek bir yer yok. Suç esnafta değil, onlara yüz verenlerde.

İnönü’deki Trafik ve Otobüs Sıkıntısı

İnönü Caddesi sıradan bir cadde değil. İzmir’in ulaşımında önem taşıyan belkemiği sayılabilecek caddelerden. Bunun en basit ispatı da, bu cadde boyunca metro hattı inşaatı olması.

Buradan ne çıkarırız? Bu caddede yolcu hacmi yüksek. Trafik çok. Bunu biz düşünebiliyorsak belediye de düşünebiliyor olmalı.

O zaman bu caddenin hep açık tutulmasını beklersiniz. Peki, İzmir’de nasıl işliyor bu işler? İnönü caddesi normalde 2’şer şerit. Ama birer şeritler araba parkına dönmüş, bu kadar işlek cadde tek şeritten akıyor. Tek şeritten aksa yine iyi, ikinci şerit park etmeyi marifet sanan insanımsılar sayesinde yol bazen direk tıkanıyor.

Belediye de hiç takmıyor tabi. Senin yetkin yoksa trafik polislerini dürt, onlar ceza yazsın, araçları çeksin.

Trafik sorunu bir yerde dursun. Bir de toplu taşıma sıkıntısı var.

İster öğlen rahat saatte çıkın, ister sabah kalabalık saatte. Boş otobüs bulamazsınız. Otobüslerin kalabalığı 525’i geçer, ne kadar ittirirseniz yine de otobüse sığıp binemediğiniz olur. Yolcu çoktur, otobüs ancak 5-10 dakikada bir gelir. Gelen otobüs doludur (9xx serisi), en fazla 10 kişi falan binebilir.

Eshot ise bunu bilir ama saksıyı çalıştırıp bu hatta daha fazla otobüs koymaları gerektiğini düşünemezler. Biz otobüse binemediğimizden okulumuza gidemeyip derse geç kalırız. Eshot anca “Köylere otobüs götürdük, ulaşım süper!” diye reklam yapar. Sen önce ana caddelerdeki ulaşımı adam et, sonra köyleri düşün.

Aziz Başkan Kırmızı Alarm

Şu an İzmir Büyükşehir Belediyesi “Bir seçim nasıl kaybedilir?” ’in provasını yapıyor gibi geliyor bana. Belediyenin bunu fark etmesi lazım. Değişmesi lazım. Gidişat iyi değil.

Peki ya siz?

Peki ya siz? İzmir’in güzelliklerini hepimiz biliyoruz. Biraz da hoşlanmadığınız noktalarını söylemeye ne dersiniz?