🎈 Hayat

İzmir Belediyesi’nin Beceriksizlikleri – 2

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin eleştirisine devam ediyorum. Yazının ilk kısmına buradan erişebilirsiniz.

Göl Olan Yollar

Ben İzmir’e geleli altı sene oluyor, Ege Bilgisayar Mühendisliği ile Bornova Metro arasındaki yol her yağmurda hala dere oluyor. 6 senede kimse çözmeyi akıl edemedi bunu. Zaten ışıkların yerine de uyuz oluyorum. İnsan karşıya geçecek yayaları da düşünüp biraz geriye koyar.

Bitmeyen Metro

Raylı Sistem İronisi
Üçkuyular metrosu ben geldiğimde de yapılıyordu 6 sene önce. Tamam, bitmemiş olabilir, problem değil. Sonuçta çeşitli ödenek sıkıntıları, davalar, hükümetin oyunları, ihaleyi alıp batan şirketler falan olabileceğini az çok tahmin ediyoruz. Ama… Ama, bu bilgileri hep sağdan soldan duyuyoruz. Aslında hiçbirimizin metro inşaatının ne durumda olduğu konusunda net bir bilgisi yok. Madem en önemli icraatlerinizden biri şu metro, azıcık tanıtsanız, biraz reklamını yapsanız olmaz mı?

Mesela bir siteniz olsa, metro inşaatının ilerleme durumu konusunda bilgiler alsak, üç beş fotoğraf koysanız, inşaat alanından canlı kamera görüntüsü koysanız böylece halkın geneli olarak biz “Abi kazdılar bıraktılar, Aziz Başkan her sene, seneye bitecek diyor, olmaz olsun böyle metro” demekten başka bir şey yapsak olmaz mı?

İYTE’ye Ulaşım

Bir zamanlar bir “dağ” varmış. Gelmişler oraya üniversite yapmışlar. (Arkadaş koca İzmir’de başka yer mi yoktu!) İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü olmuş. Buraya kadar sorun yok. Belediye de otobüs koymuş bu üniversiteye. Eshot. Bu da güzel. Ama belediye ne yapmış? İlçeler arası bileti kesmiş herkese.

Şaka mı lan bu? Öğleden sonra ders yok mu bu memlekette?
Şaka mı lan bu? Öğleden sonra ders yok mu bu memlekette?
Öğrenci olmayanlar için lafım yok. Uzak mesafedir, ilçeler arası için yüksek ücret ödenmesi makul olabilir. Ama öğrencilere yazık değil mi? Adamlar sonuçta tatil köyüne veya yazlığa gitmiyor, okula gidiyor. Mesafe ne olursa olsun, İzmir Büyükşehir Belediyesi öğrencilerden bu hatta uzak mesafe ücreti değil, normal ücret almalıdır. Ayrıca bu otobüs sıklaştırılmalıdır.

Bir de… son seferini 15.45’te yapan otobüs mü olur arkadaş, içtiniz de mi hazırladınız bu hattın sefer saatlerini? Pazar günü otobüs hiç kalkmıyor? Bu öğrenciler hiç mi İzmir’e gitmiyor? Ya da sabahları İzmir’den gidip, hiç mi dönmüyorlar?

Öğrencileri dolmuşçulara muhtaç bırakmak yakışmıyor. Köylere otobüs götürdük diye reklam yapmadan önce yapılacak başka şeyler de varmış, değil mi?

Piriştina bursu güzel bir destekti (alana, bana hiç çıkmadı). Madem artık bu burs yok, yerine ulaşımda kıyak geçebilirsiniz.

İnönü Caddesinin Hali

Büyükşehir Belediyesi İnönü Caddesi’nin kaldırımlarını yeniliyor. Cadde boyu, baştan sona. Sitelerinde projeyi öyle ballandıra ballandıra anlattılar ki, yok bilmemne taşı olacakmış kaldırım taşları, yok şöyle kaliteli olacakmış, böyle şahane olacakmış…

Beklentiler yükseldi tabi.

Ondan sonra kaldırım çalışmaları başladı. Adamlar eski kaldırımı söktüler, yerine gri gri minik minik taşları koydular geçtiler. Aradaki boşlukları bile doldurmadılar, taşlar da üç güne lekelendi zaten. Klasik tırt kaldırım taşı oldu, eskisinden farkı olmadı.

Kaldırımları boydan boya yapacak bir projeye geçince ben de düşünmüştüm ki, hazır başlamışlarken apartmanlarla anlaşılır, apartmanların önlerindeki esnafların kendi yaptırdıkları binbir şekil ve renkteki döşemelerin olduğu kısımları da kaldırıma katar, hepsini tek bir düzende, tek bir renkte yaparlar. Antalya’da yaptıkları gibi. Ama belediyede onu düşünme ve uygulama kapasitesi nerdeeee. Hala kaldırım renk cümbüşü, hala kaldırımdaki seyyar satıcılar yerli yerinde, kaldırımda düz yürümeniz imkânsız.

Hoş, Kıbrıs Şehitleri için de çok reklam yaptılar, kaldırımlar şöyle güzel olacak böyle güzel olacak diye… Kaldırım dedikleri aralardan tuğlalar geçen “bildiğin beton” olmuş. Bu muydu yani yapacağınız? Ya belediye aşırı zevksiz, ya biz sanattan anlamıyoruz.

Belediye “güzel kaldırım” görmek istiyorsa, buyursun Antalya’ya gelsin, Mehmet Akif Caddesi’ni veya kapalı yolu ziyaret etsin. Ya da uzağa gitmesinler, Sevgi Yolu’nu ziyaret etsinler. Orası da gayet başarılı bir çalışma.

Öve öve, reklam yapa yapa, kaldırım yapıyorlar da sonuç tırt çıkıyor ya, insan dalga geçilmiş gibi hissediyor kendisiyle.

Kaldırım İşgalleri

Bir de kaldırım işgalleri var tabii. Hatay karakolunun olduğu caddede yürüyün bakalım. Ezilme tehlikeniz var. Neden? Kaldırımlar dükkân olmuş. Adım atacak tek bir yer yok. Suç esnafta değil, onlara yüz verenlerde.

İnönü’deki Trafik ve Otobüs Sıkıntısı

İnönü Caddesi sıradan bir cadde değil. İzmir’in ulaşımında önem taşıyan belkemiği sayılabilecek caddelerden. Bunun en basit ispatı da, bu cadde boyunca metro hattı inşaatı olması.

Buradan ne çıkarırız? Bu caddede yolcu hacmi yüksek. Trafik çok. Bunu biz düşünebiliyorsak belediye de düşünebiliyor olmalı.

O zaman bu caddenin hep açık tutulmasını beklersiniz. Peki, İzmir’de nasıl işliyor bu işler? İnönü caddesi normalde 2’şer şerit. Ama birer şeritler araba parkına dönmüş, bu kadar işlek cadde tek şeritten akıyor. Tek şeritten aksa yine iyi, ikinci şerit park etmeyi marifet sanan insanımsılar sayesinde yol bazen direk tıkanıyor.

Belediye de hiç takmıyor tabi. Senin yetkin yoksa trafik polislerini dürt, onlar ceza yazsın, araçları çeksin.

Trafik sorunu bir yerde dursun. Bir de toplu taşıma sıkıntısı var.

İster öğlen rahat saatte çıkın, ister sabah kalabalık saatte. Boş otobüs bulamazsınız. Otobüslerin kalabalığı 525’i geçer, ne kadar ittirirseniz yine de otobüse sığıp binemediğiniz olur. Yolcu çoktur, otobüs ancak 5-10 dakikada bir gelir. Gelen otobüs doludur (9xx serisi), en fazla 10 kişi falan binebilir.

Eshot ise bunu bilir ama saksıyı çalıştırıp bu hatta daha fazla otobüs koymaları gerektiğini düşünemezler. Biz otobüse binemediğimizden okulumuza gidemeyip derse geç kalırız. Eshot anca “Köylere otobüs götürdük, ulaşım süper!” diye reklam yapar. Sen önce ana caddelerdeki ulaşımı adam et, sonra köyleri düşün.

Aziz Başkan Kırmızı Alarm

Şu an İzmir Büyükşehir Belediyesi “Bir seçim nasıl kaybedilir?” ’in provasını yapıyor gibi geliyor bana. Belediyenin bunu fark etmesi lazım. Değişmesi lazım. Gidişat iyi değil.

Peki ya siz?

Peki ya siz? İzmir’in güzelliklerini hepimiz biliyoruz. Biraz da hoşlanmadığınız noktalarını söylemeye ne dersiniz?

İzmir Belediyesi’nin Beceriksizlikleri – 2 14 yorum aldı.

  1. Bu konuda annemin çok güzel bir yorumu var: "İzmir'e 5-10 yıl gitmesem bile hiç kaybolmadan istediğim yere gidebiliyorum -Çünkü her yer aynı, hiçbir gelişme, değişme yok-. Kimsenin beğenmediği ya da sevmediği Melih Gökçek'in Ankara'sından ise 1 yıl uzak kalsam bir yere giderken yolumu şaşırıyorum, tanıyamıyorum. Çevre mutlaka değişmiş, geliştirilmiş oluyor."

    Bu sorun sadece bu dönemlik değil yani, yıllardır süregelen bir durum belediyenin çalışmaması, eksik olması. İktidar AKP'yken değil bu sorun sadece diğer bir deyimle. İzmir insanı akıllıdır ama bu konuda değiller malesef. Yıllardır hizmetsiz kalmalarına rağmen sadece partinin ismi yüzünden hizmetsiz kalmayı seçmeye devam ediyorlar. Ve bunu da son yıllarda direk hükümete bağlıyorlar. CHP, DSP vs. iktidardayken hizmet nerdeydi peki? İzmir neden10'larca yıldır aynı şekilde duruyor?

    Ve diğer bir örnek, Eskişehir'de de belediye iktidar partinin elinde değil ama son yıllarda nasıl bu kadar gelişti? Artık at gözlerini atıp, belediye seçimlerdi parti değil hizmet verecek insan seçmesi lazım İzmir halkının. Ya da keyifleri bilir, diyecem ama bizde çekiyoruz bu derdi Güzel İzmir'e her geldiğimizde. Bir de belediyesi güzel olsa dünyada rakipsiz bir şehir olacak. Umarım o günleri de görürüz. Saygılar.

    1. Belediyecilik anlayışı vasat. Yenilikler geliyor, ama o kadar yavaş ve özensiz ki fark etmiyoruz, gelmese iyiydi bile diyoruz. Hizmetteki bu başarısızlığı hükumete bağlamak yanlış olabilir. Bu konuda benim bir yorum getirmem doğru olmaz, ben İzmir'e geldiğimden beri AKP iktidar çünkü.

      Ama ben oyumu bir sonraki yerel seçimde yine CHP'ye vereceğim. Gelelim en önemli nedenine: AKP'nin iktidara gelmesi, belki belediyecilik hizmeti (yol, ray, tünel, park vs.) konusunda daha iyi hizmet almamızı sağlayabilir. Belki. Ama icraatlerini düşündüğümde, daha iyi bir belediyecilik hizmeti alma olasılığım olsa bile İzmir'deki hoşgörüyü ve sosyal rahatlığımı riske atmam. Nolur nolmaz. Bu yüzden benim umudum CHP'nin belediyecilik anlayışını iyileştirmesi ve mümkünse başka bir başkan adayı göstermesidir.

      1. Zaten bende AKP'ye MHP'ye ya da başka partiye oy verilsin demiyorum. Asıl anlatmak istediğim şey belediye seçimlerinde parti değil "belediye başkanı" seçilmelidir. AKPli aday seçildiğinde harika bir hizmet geleceği garantisi yok, tabi ödenek vs artabilir ve dolaylı olarak hizmet de artar ama belki yine pek iş yapmayan bir belediye başkanı olabilir seçilen kişi.
        Veya tam tersi CHP'nin gelecek adayı mükemmel hizmet verecek biri olabilir. Benim anlatmak istediğim seçmenin, bu şehirde yaşayan insanın buna dikkat etmesi. CHPli rahmetli Piriştina çok iyi bir başkan olabilirdi, ömrü yetmedi. Ardından gelen Aziz Kocaoğlu berbat bir yönetim göstermiş olmasına rağmen yine aday gösterildi. Ve bu yetmiyor gibi kusura bakmayın ama saf İzmir seçmeni bu adamı tekrar seçti sadece partisi CHP olduğu için. Kendin seçtiğin adam yüzünden (ki önceki dönemden tanıyorken) şimdi sızlanamazsın. Ülkenin %50'sine laf eden İzmir halkının aynı şekilde belediye seçimlerinde gözü kapalı CHP'ye oy vermesi değişmeceğine göre tek dileğimiz CHP'nin bu dönemde doğru düzgün birini aday göstermesi olacak.

      2. Bu arada, sosyal rahatlığım demişsin birden aklıma geldi. Bornova'daki mekanların kapanış saatini 02.00'den 00.30'a çeken AKPli bir belediye olsaydı o zaman görürdük şamatayı. Ama CHPli belediye var neyseki ki ezberden laf edenler ağzını çok açamadı. AKP'nin daha kötüsünü yapacağını sanmıyorum, anca 2'yi 12'ye alırdı bir yarım saat farkederdi belki.
        Not: Yazılarımda hep AKP ve CHP'yi örnek verdim ama iki partiyi de şuanki durumlarından dolayı hiç sevmem. Ama önde gelen 2 parti olduğu için örneklerde kullanmak daha net bir görüntü oluşturur insanların kafasında şeklinde düşündüm.

      3. Böyle bir uygulama olduğunu bilmiyordum bile. O tarz mekanları sevmediğimden, uğradığımı söyleyemeyeceğim. Yaygara/şamata konusunda da haklısınız. (İçki yasağı diye başlık atılırdı mutlaka)

        Öte yandan AKP'nin iktidardaki icraatlerini yorumlayarak, bunu belediyecilik hizmetlerine nasıl yansıtabileceklerini düşündüğümde sosyal rahatlık olayının baya bir sekteye uğrayabileceğini düşünüyorum. Tabi hakikaten çok kral işler yapacak, aydın, farklı dünya görüşlerine, modernlik anlayışına, inançlara saygılı biri de gelebilir. (Dediğiniz gibi, parti seçme değil, başkan seçme olayına geliyoruz burada. Neden olmasın?) Ama gösterilen aday, başa geçip icraatlerini sunmadan, sadece vaatlerine güvenemeyiz. (Bkz. İstisnasız bilimum politikacıların seçimlerden önce çok cici olması, çok abartılı vaatleri olması, sonra hiçbirini gerçekleştirmemeleri). O yüzden, risk budur, kalsın ben almayayım.

        Umarım gelecek seçimlerde CHP daha iyi bir aday bulur kendine.

        İyi akşamlar.

  2. İnönü caddesi hakkındaki yorumlarınıza kesinlikle katılıyorum. Belediye sanki metro açılmışcasına otobüs sayısını azalttıkça azalttı. eskiden körüklü otobüsler vardı durağı toplar götürürdü. hadi onlar kalktı, bir çok hat kalktı ama nedense mevcut otobüs hatlarıda seyrekleşti.

  3. BEGEN MEYEN GİTSİN İZMİRDEN.İZMİRLİ OLMAYAN YANDAŞLAR YAZI YAZMASIN.İST ANK BERBAT YOLDA YÜRÜYEMEZSİN YAGMUR YAGINA.

    1. Heh, "ya sev ya terket diyen", kötü şeylerin eleştirilebileceğine kafası basmayan yorumcu da geldi, ekibi tamamladık. Yandaş olayına girmiyorum bile. Ayrıca acilen bir Türkçe kursuna ihtiyacımız var. "Begen meyen" ne la? 😀 Ya da "yagmur yagına" 😀

      Ayrıca İzmirli olmayan niye yazmayacakmış, böyle bir mantık olabilir mi? Antartika’da yaşasam bile yazabilirim, sana ne?

    2. cidden ekibi tamamladık. bu ülkede zaten bırak özeleştiri yapacak olgunluğu göstermeyi, eleştirileri de anlamsız bir hiddetle karşılayan çoğunluk olduğu sürece bir halt olmaz.

      ps: "kötü şeylerin eleştirilebileceğine kafası basmayan yorumcu da geldi" olayın beni benden aldı Umut 🙂

  4. Umut kardeşim, gerçekten güzel yazmışsın.

    Aileden solcu yapıda birisi olarak artık CHP'nin yada partiye mâl etmeyelim, Aziz'in İzmir'e vereceği birşey kalmadı. İzmir'in Aziz'e vereceği kaldı mı dersen, o da zor…

    2004 yılında Konya'da üniversite öğrenciliğimi bıraktım. 2011 Eylül'ünde tekrar gittim Konya'ya. Arkadaş, yok böyle bir gelişme. Tahir AKYÜREK adında bir başkanları var, 2004'deki Konya olmuş 3 Konya daha. Öğrencilerin yoğunlukta olduğu bir Bosna Hersek mahalleleri var ki, dillere destan. Şehir merkezini, düzenli kentleşmeyi, alt yapıyı, yolları anlatmaya dilim varmıyor.

    İzmir gibi bir şehirde ise, yolların haline vs.. sen çok güzel bir şekilde değinmişsin.

    Artık bir "solcuya" bile şu cümleyi kurdurtuyor Aziz… "Eğer Tahir AKYÜREK gibi gelişime açık ve yapılanmacı bir başkan gelecekse, Akepe İzmir'i alsın, ben razıyım…"
    Bkz:
    http://www.konya.bel.tr/konyafotogaleri/guncelkonya/index.htm

    Yazık ettin Aziz başkan kendine de biz İzmirlilere de… Şimdi Sivas'tayım ama seçimlerde oy vermek için İzmir'e geleceğim. En azından bireysel olarak İzmir'i kurtarma çabam sürecek… Aziz artık aday olma. Bırak koltun sevdasını… Bırak arkadan gelenlere yer aç başkanım… Priştina mirasını yedin demiyorum sana ama onun bıraktıklarını da tükettin be başkan…

  5. icraatsız izmir şul adı altında birleştirilme yapılmış 93 yılında 274 metre kareye 4 kat imar verilmiş 164 m karesi benim cepe ve köşe olmakla beraber geride 110 mkaresi 30 . 35. 46.m kare olarak arka taraf ta 3 kişi yani 3 ayrı aile adeta çöplük gibi benim yerimin mukayesesinde ben veriyorum üçyüz bin liara vergi onlar veriyor üçü kırk bin lira vergi bu adaletsizlik karşısında tapulu yerime evimi yıksam yıkıyom ama yapamıyom benim hissemi alın diyom hepsınede alan yok verin diyom vermiyorlar mahkeme yolunu gösteriyorlar makkemeye gitsem yerimden olacam onlar benim yüzümden azınlık olarak para kazanacak 64 yıllık tapulu evimin bi,r bölümünü güçlendirdim birileri şikayet etti kaçağa soktu belediye ceza yedim bu ne biçim adalet ve anlayıştır ki 83 senesin de imar gelmiş 93 senesin de şuul yani birleştirme gelmiş sene 2014 olmuş halen bir icrat yok bizler bu yer lerin sahipleri olarak buralarda yaşıyoruz sizler halen düzenleme getirip te vatan daşa yaşam sağlayacaksınız yok yok sizler belliki rant sağlayacaksınız böyle adalete yazıklarolsun böyle idarecilere de ayırın bizlerin yerlerimizi serbes bırakın bu halkı gene düzen içerisinde herkez yerini yapa bilsin herkeze yapma ve kullan ma izni verin bari şu kaçak yapılara da kulan ma izni verin belediye halkı için halk ta belediyesi için vardır çare yollarını tıkamayın lütfen çare yollarını açın ancak halkcılık ta adalette böyle olmazmı ey çok bilen mülkiye amir leri bey efen diler halk madur sizler kavgayla yerleriniz de rahat oturun ayırın benim yüz atmış dört m .kare yerimi ben ve benim gibiler kendi yerine kendisi evini binasını yapabilsin vergi versin sıtopaj versin kira alsın kira versin bölgemiz de memleketimiz de gelişme olsun huzur olsun insan lar bunalmasın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir