Ana Cadde Koşusu

Bir yolda koşuyorum. Gece. Bulutlu. Ay yok. Etraf zifiri karanlık. Tek ışık kaynağım, tek rehberim elimdeki fener. Pilleri o kadar zayıf ki, hemen önümü zor görüyorum.

Bir yolda koşuyorum. Her tarafta yüksek binalar var. Hepsi zifiri karanlık. Ölü bir şehirdeyim, tek ses ayak seslerim, nefesim, kalbim. Tek ışık el fenerim.

Bir yolda koşuyorum, geniş bir caddede. Binaları çevreleyen bir sürü sokak var. Kimisi dar, kimisi daha da dar. Nereye giderler bilmiyorum. Çıkmaz olup olmadıklarını da. Tek bildiğim ana yoldan bir an önce çıkmam gerektiği. Dümdüz ve hızla giden bir hiçlikten kurtulup, renklenmem gerektiğini biliyorum. Bunun için daracık sokaklardan, rehbersiz yollardan geçmem gerektiğini de biliyorum. Sapacağım sokaklardan onlarcasının çıkmak olacağını da biliyorum. Öyle olmuştu çünkü şimdiye kadar saptıklarım… “sv_cheats 3” ve “noclip on” şimdiye kadar söz konusu hiç olmadı.

Bir yolda konuşuyorum, geniş bir caddede. Siyah beyaz bir ana caddede. Bir yerlere sapmam gerektiğini biliyorum. Işıl ışıl Broadway, yakınlarda bir yerlerde, biliyorum. Bulmam gerekiyor biliyorum. Ama ben bu karanlıkta değil sokaklardan birine sapmaya karar vermek, sokakların girişlerini bile tam seçemiyorum.

Karanlığa doğru koşuyorum ana caddede. Sanki acelem varmış gibi...

Bir sokak bile göremeden.

Bitirirken

Yazıyı yazdığım asıl tarih 28 Mart 2010 olup, sırf bilgisayara geçmeye üşendiğimden dolayı ancak yayımlayabildim.

Yazı Taslağı

yazi-taslak yazi-taslak