Süngerler Bile Düşünüyormuş

Gecenin yarısı çalan bir telefon… Tek başına geçirilen bir gece… Bardakta hiç bitmeyen bir kola, ekranda yine kaynak kodları… Tepedeki ışık kapalı. Gerek yok odadaki tüm tozları görmeye! Gece lambası yeter odayı kararınca aydınlatmaya.

Gergefil Gergefil   Yaz gelmiş bile! Hava sıcak, çok sıcak! Açarsın pencereyi, ama hiçbir işe yaramaz. Saat gece bir. Belki iki… Pencereden içeri sızan duygular var. Kahkaha sesleri, ayak hışırtıları, cırcır böcekleri ve mutluluğun hissi… Çünkü dışarıda da hayat var! Ama çürümemiş bir hayat. Belki pervasızca, ama çok daha rengârenk bir hayat var.

Uyku vakti şimdi. Spotların aydınlattığı bahçeye elveda!

Her şey tamam da, ne gerek vardı gece boyu süren o kâbusa? Dünü dünde; geçmişi geçmişte bıraksam, yanlışlıkla da olsa hatırlamasam olmaz mıydı?

Süngerler bile düşünüyormuş.