HP'nin ben...

HP Türkiye, Türkiye'nin en sevdiğim (!), en gözde (!), en mükemmel (!) yetkili servisidir. Öyle çok severim ki (!), imkanım olsa gönüllü olarak gidip çalışmak, tüm koordinatörlere, tüm teknikerlere gün boyu çay servisi yapmak, tuvaletlerini temizlemek, kulları köleleri olmak isterim günlerce (!).

Benimkisi öyle bir sevgidir (!) ki, karşışlıksız aşk gibidir. HP Türkiye müdürü atla dese kendimi boğazdan aşağı atarım (!). Herkesi de HP almaya (!) teşvik ederim. Çünkü en kaliteli ürünleri ürettikleri gibi (!)(!), daha siz ürününüzü göndermeden tamir edecek kadar hızlı ve sizin için çalışan (!), yetenekli (!), becerikli (!), bürokrasisiz (!) servisleri vardır.

hareket hareket  

Üstteki fotoğrafın HP'yle hiçbir ilgisi yok. Ben HP'ye aşığım! Elimde olsa, tuvalet kağıdımı, hatta ekmeğimi bile HP marka almak isterim. O fotoğrafı sadece yazı ilgi çeksin diye koydum. Yoksa dünyanın en mükemmel (!) ve en hızlı (!), kimseyi mağdur düşürmeyen (!)(!) bir şirketine niye öyle bir hareket yapayım ki? Değil mi?

Şimdi izninizle HP'yi neden bu kadar çok sevdiğimi (!) anlatmak için hayatımdan bir kesit aktarmak istiyorum size. Eminim siz de okudukça HP'yi en az benim kadar sevecek, şirketi arayarak tebrik (!) yağmuruna tutmak isteyeceksiniz.

Olay

Efendim, aylarca çalışıyorsunuz, iki buçuk milyar para biriktiriyorsunuz. Sonra gidip bir HP Tablet PC alıyorsunuz (KM146EA). İki ay kullanıyorsunuz, bozuluyor. Servise veriyorsunuz. Servis koca 30 iş gününde tamir edemiyor. Çünkü gereken parçayı yurt dışındaki bir fabrikadan getirtmeyi başaramamıyor. Sonra otuz gün doluyor ve arayıp yasal haklarınız çerçevesinde ürünün aynısı ya da muadili ile değişimini talep ediyorsunuz. Ama HP fakir! Onlarda benimki kadar kaliteli (!) bir ürün nerede gezer? Ben uzaydan özel olarak getirtmiştim tabi haklılar. Onun için, ben ne kadar yasa yasa desem de, bir yerimi yırtsam da, yok bizde öyle bilgisayar biz paranızı vereceğiz diyorlar. Ona da iyi diyorum, paramı verin diyorum. Tamam vereceğiz, işlemlere başlayalım, işlemler İKİ AY SÜRER İKİ AY SONRA PARANIZI ALIRSINIZ DİYORLAR!

<span style="font-size: 1.7em;">O-HAA</span> diyorum.

Efendim neymiş? Para yurt dışından geliyormuş. Biricik aşkım HP Türkiye, HP'den para istiyormuş. HP onlara gönderiyormuş, onlar da bana gönderiyormuş. Tabi HP son teknolojiyi takip eden bir şirket olduğu için, İnternet bankacılığı ve e-para transferi gibi şeyleri duymamış. E-postalar da kablolardaki sıkışıklık (!) nedeniyle iki ayda ulaştığından bu paranın gönderilmesi iki ay sürermiş.

Bugünden tezi yok, bozukluklarımı biriktirip HP Türkiye'ye bağışlayacağım. Fakir fukara kalmışlar.

Abim siz nesiniz ya? Karşıki bakkal bile her gün iki milyar para topluyordur. Koca HP'siniz siz! Ne yurt dışı prodesüdürü? Ne iki ayı? Sayın koordinatörüm! Senin maaşın en az 2000TL'dir. Bu para nasıl olmaz sizde? Niye benim paramı ödeyip, sonra "prosedürünüz" ile aynı parayı HP Yurt dışı'ndan almıyorsunuz?

Düşüncesizsiniz çünkü. Müşteriyi takmayan, insanların mağduriyetini hiçe sayan, devletten daha çok bürokrasiye sahip, bir halta yaramayan bir servissiniz. (Bir halta yaramama kısmı tarafımdan tespit edilip tescillendiğinden, hakaret içermemektedir. Bir halta yarayan servisler 30 iş gününde bir bilgisayarı tamir etmeyi ya da en azından değiştirmeyi başarabilen servislerdir.)

Sanki ben para s.çıyorum! Sanki iki ay sonra paramızı alacağım diye, şu anda gidip yeni bir bilgisayar alabilirim! Bir buçuk ay tamirde, iki ay da paramı beklerken bilgisayarsız kaldım! KOLBASTI OYNAMIYORUM BEN BİLGİSAYAR EŞLİĞİNDE! Sadece yutuptan video izleyip, kantır sıtrayk oynayan biri de değilim! Program yazıyorum, sürekli çalışıyorum! Koca tatil geçti! Yaz tatili bitiyor! 3 aydan fazla bir süre çalışamadım. Benim bu süre içerisinde kaybettiğim parayı kim karşılayacak?

Siz mi? Puhohahahaha!

Tüketici Hakları Dernekleri'ne mi gideyim? Ya de gidin Allah aşkına! Buradan TÜKODER'E de laf sokmak istiyorum izninizle: DAHA ANTALYA'DAKİ TÜKODER YASAL İŞ GÜNÜ SÜRESİNE CUMARTESİNİN DAHİL OLDUĞUNU BİLE BİLMİYOR! SADECE ADINIZ TÜKETİCİ DERNEĞİ! SİZİ KİME ŞİKAYET EDELİM?

Tüketici hakları yasasını ayarlayan milletvekilleri? Onlara da söveyim: ÖYLE DANDİK BİR YASA HAZIRLAMIŞSINIZ Kİ! 30 gün içerisinde tamir zorunluluğu koyuyorsunuz. Tamir edemezlerse para iadesi ya da ürün değişimi haklarınızdan birini kullanırsınız diyorsunuz. AMA BUNLARIN NE KADAR SÜREDE GERÇEKLEŞTİRİLMESİ GEREKTİĞİNİ YAZMIYORSUNUZ! Sorunlu musunuz? Adamlar yasaya uyuyor işte! Kabul ettiler ürünümün parasını vermeyi. Sadece İKİ AYCIK (!) geciktiriyorlar o kadar. Ha tabi sizin umrunuzda değil, sonuçta siz milletin vekilisiniz, ama millet ne sorsak bilmezsiniz!

Ayrıca İL TÜKETİCİ HAKEM HEYETİNE de söveyim! "Sen dilekçe yaz olanları anlat, paranı kesin alırsın." diyorlar. BİRADER! PARAMI ZATEN VERİYORLAR. Geri zeki misin? Soruyorum "Heyette işler ne kadar sürüyor?" Adam bana 6 AY DİYOR! Bre eleman, zaten 2 ay uzun geldiği için geldim sana! HAY BEN SENİN BÜROKRASİNE, 6 AYINA...

Sonuç mu?

HP'yi herkese tavsiye ediyorum. Ruh ikizim diyebilecek kadar seviyorum ben bu şirketi!

Gerçek Sonuç mu?

Bekle babam bekle... Bundan sonrasında HP'ye atış serbest.

For Foreigners

Olur da HP'nin CEO'su falan gelir, İngilizce not da düşelim: 😄

Dear HP Global management,

Your company SUCKS! You have the WORST support service in Turkey beside other companies. The employee in HP Turkiye do nothing right.

Conculison: Damn you and your f.cking company! If you're going to the court, first make whole articte translated and read it first!

Good making moneys, you son of a beaches!

Dipnot: Dava açıp sürüm sürüm süründürürlermiş diye yazıyı değiştirmek zorunda kaldım. Ha ayrıca tostumu da yedim, eğildim, HP'nin gelmesini bekliyorum. Yalnızım. Öptüm.

Dipnot 2: HP Türkiye'yi HP'nin CEO'suna mail atarak şikayet ettim.