Bir Seneyi Daha Geride Bırakırken…

Dönem bitti. Biteli nerdeyse iki hafta oluyor. Ama benim işlerim, projelerim, planlarım, programlarım, mülakatlar, devlet dairelerindeki koşturmacalar ve Şeyda’mla yapacağımız Akhisar gezimiz iki hafta daha İzmir'de kalmamı sağladı. Dönemin bittiği gün kaçar gibi İzmir'den ayrılan ben, iki hafta fazladan kaldım! 😄 Şimdi, bir ay dinlenme vakti. Antalya’da, tüm gün uyuyarak… Arada gezeriz tabi de, uyumak iyidir. Ne de olsa, son yaz tatilim.

Bu dönem ciddi anlamda çok yoğun geçti. Hayatımda belki de ilk defa haftada 8 gün olmasını diledim. Bir sürü uykusuz gecem oldu. Telefon trafiğine yetişemediğim zamanlar oldu. Zaman konusunda üçün beşin hesabını çok yaptım bu dönem.

Ama işe yaradı. Bir tane bile proje (benden kaynaklı) gecikmedi. Tüm sorumluluklarımı zamanında yerine getirmeyi başardım.

Bakalım, bu dönemki dersler bana ne katmış/katmamış?

(dersler alfabetik sıralanmıştır)

İşletim Sistemleri 2 (Doç. Dr. Aylin Kantarcı)

os-fork os-fork   {left}Mükemmel bir dersti! İlk dönemden başlayıp bu dönemin sonunda kadar, bir işletim sistemi nasıl çalışır ayrıntılarıyla öğrendik. Cıncıklamadığımız yerler kaldı tabii, ama konuya hakim olduk bence.

Bu derste ayrıca Linux’e odaklandık. POSIX kütüphanelerini kullanarak süreçler (process) ve iş parçacıkları (thread) ile çok işlemci destekleyen (asenkron) programlama ve süreç/iş parçacıkları arası iletişim metotlarını (IPC) (mutex, semafor, shared memory, signal vs…) tüm ayrıntılarıyla gördük. Bunları ödevlerle pekiştirdik. Bence tek kelimeyle mükemmel bir dersti.

Mikrodenetleyici Tabanlı Analiz ve Tasarım (Yrd. Doç. Dr. Şebnem Bora)

odevi-yaparken odevi-yaparken   Derste temel olarak mikrodenetleyicinin ne olduğunu ve mikroişlemcilerden ne farkı olduğunu gördük. 8051 mikroişlemcisi üzerinde örnekler yaptık. Ders yararlıydı, ancak projesi konusunda aynı şeyi düşünmüyorum. (Bkz. Makine Kodu İle Red Alert 3 Yazdık isimli yazı)

“Keşke” dediğim finallerden biri oldu bu dersin finali. Sırf dalgınlıktan ötürü, bilgi eksiğim olmadığı halde iki soruda saçma sapan iki kritik hata yaptım. Finalim çok iyi gelmedi, ama yine de bu dersi de AA getirerek üniversite hayatımda ilk defa 4.00 ortalama getirdim. 😄 (Yine de inek olduğumu kabul etmiyorum.)

Nesneye Dayalı Analiz ve Tasarım (Prof. Dr. Oğuz Dikenelli)

nesne-proje nesne-proje   {left}İlginç bir dersti. Sıfırdan bir projeyi nesne tabanlı mimariye uygun olacak şekilde tasarladık ve koda döktük. Dersler genelde Maraton havasında geçti. Bir tasarım aldık ve onu inceledik. Kâh beğendik, kâh beğenmedik. _“Uğurcum tekrar oynat”_tırdık. Bazen bir tasarımı hoca beğendi bize beğendiremedi, bazen tam tersi oldu. Bir garip oldu. Derste bazen uyuduk, bazen acayip eğlendik.

Ama sonuç olarak, sıfırdan nesneleri tasarlamayı öğrendik. Bunu bir projeyle gerçekten yaparak öğrendik. Gereksiz ayrıntılar yerine, gerçekten tasarımımıza puan verildiğini de hissettik. Bence güzeldi.

Finalinde 10 sayfa yazı yazmaktan parmaklarım felç geçirdi. Bünye alışmış dönem boyu klavyeye, bir anda o kadar kurşun kalem darbesini kaldıramadı tabi. Neyse ki son finaldi.

Veri İletişimi ve Bilgisayar Ağları 2 (Prof. Dr. Levent Toker)

Bilgisayarlar arası ağlarda işlerin nasıl işlediğini öğrenmemi sağladı. Hocamızın yazdığı kitap temel olması açısından iyiydi. Ama kitabın bazı yerlerinin çok gereksiz, hatta yanlış olduğunu düşünüyorum. (Mesela 2. kitapta Ethernet konusunun oralarda bir yerlerde geçen LAN’ın yararları ve zararları kısmında yazan maddelerin bir kısmı)

Sadece o kitaptakileri okuyup ezberleyerek “networkcu” olmamız mümkün değil ama sağ olsun, bu konuda Wikipedia da çok yardımcı oldu. Hocamızın kitabı nereden başlamamız gerektiği konusunda tonla ipucu içeriyordu.

Öte yandan Bilgisayar Ağları’nın sınavı kadar ezber bir sınav daha görmedim. Bir örnek verecek olursam vizede bize Ethernet’in 802’li standart karşılığını sormuşlardı. Şıklar 802.1, 802.2, 802.3, 802.4, 802.5, 802.11 şeklinde gidiyordu. (Sınav test, 5 ya da 6 şıklı test soruları) Bu kadar gereksiz ve ezbere yönelik bir soru daha olamaz kanısındayım. Gerçek hayatta olsa açar Wiki’yi bakarım.

Sınav kâğıtlarına işaretleme yapılamaması da ayrıca bir ilginçti. Şıkları elemek istiyorum, işaret koymak istiyorum, yasak! Yapamıyorum.

Web Tabanlı Windows Programlama (Yrd. Doç. Dr. Osman Ünalır)

Şimdiye kadar aldığım en “farklı” dersti. Birkaç hafta ASP ve internet protokolleri hakkında genel bilgi aldıktan sonra proje gruplarımızı oluşturduk. Gruplar dört veya beş kişiden oluşuyordu. Amacımız bölümümüzün eskiyen ve artık ihtiyaçlarımızı karşılayamayacak hale gelmiş, ikide bir “teknik arıza oluşan” sitesini elden geçirmek ve biraz olsun yenilemekti.

ana-sayfa ana-sayfa   Vize ve finali olmayan bu derste, yaptığımız çalışmalar üzerinden değerlendirildik. Biz grup olarak (ki grup adını beni biraz tanıyan birinin tahmin edebileceği üzere Çökmez koyduk) Duyuru ve Etkinlik kısımlarının iyileştirilmesi görevini aldık. Kanımızca eskisinden güzel de oldu.

Özetle:

Artık duyurular ve etkinlikler “etiketlenebiliyor.” Böylece, sadece istediğiniz kategorideki duyuru veya etkinlikleri takip etme şansına sahip olabiliyorsunuz. RSS, artık etkinlikleri de içerebiliyor ve isteğinize göre ayarlanabiliyor. E-posta ile duyuru almayı tercih etmişseniz, artık 10 gün sonra değil, vaktinde geliyor. Duyurular kayan yazı şeklinde değil, sabit paragraflar halinde geliyor ve ayrıca her duyuru sosyal medyada paylaşma şansına sahipsiniz.

Diğer proje gruplarından bazılarının modülleri geliştirme aşamasında kalırken, bazıları bitti ve test yayınına hazır hale geldi. Örneğin, liderliğini Ünal’ın yaptığı grup Takvim ve Akademik Bilgi Sistemi’ne el attı. Tunç ve ekibi ise, Ders Bilgi Sistemi’ne el attı. Ayrıca, tek tıkla Moodle sistemine login olmak için bir arayüz geliştirdiler. Böylece Bilmuh’ta oturum açtıktan sonra Moodle kullanıcı adı ve şifrenizi ayrıca hatırlamaya ve girmeye gerek duymayacaktınız.

Bu modüllerin birleştirilmesi Ünal tarafından yapıldı. Bir test sunucusu kurulması ve projenin bu test sunucusunda çalıştırılması içinse Ünal’la beraber üç gece boyunca bölümde sabahladık. Ama sonuç buna değdi. Hayatımızda ilk defa, sıfırdan bir web sunucusu yapılandırdık (Adını da İsmail koyduk) ve yeni Bilmuh’u bu sunucuda çalıştırdık.

Bizce web sitesi:

“Çok İyi de Oldu, Çok Güzel İyi Oldu Ta'am mı?”

Projeden Görüntüler

Aşağıda tasarım aşamasından bazı ekran görüntüleri görebilirsiniz:

Orijinal boyutlarında görmek için yeni sekmede açabilir veya bilgisayarınıza kaydedebilirsiniz.

<div style="text-align:center"> ana-sayfa ana-sayfa   duyuru-arsivi duyuru-arsivi   duyuru-kisisellestirme duyuru-kisisellestirme   duyuru-ekle duyuru-ekle   akademik-1 akademik-1   akademik-3 akademik-3   akademik-4 akademik-4   akademik-5 akademik-5   dbs dbs   </div>

Web sitesi bir gün yayına alınır mı, yoksa çöpe mi gider bilinmez. Üzülürüm tabi çöpe giderse ama, yaptıklarımın boşa gittiğini düşünmem. Bu ders sayesinde sıfırdan bir proje geliştirdik. “Çökmez” grubunun ekip lideri bendim ve bir ekibin başında olmanın ne kadar zor olduğunu bizzat gördüm. Sıfırdan proje geliştirirken, zamanlamanın nasıl yapılmaması gerektiğini gördüm, bir dahakine daha iyisini yaparım. _“Döner ısmarlatma”_nın etkisini gördüm. Beraber çalışmanın etkisini kavradım, daha erken kavrasam iyiymiş. Doğru düzgün kimsenin bizi desteklemediği, aksine açık ve bariz bir şekilde engel olduğu bir ortamda proje geliştirmenin zorluklarını farkına vardım.

proje-sunumu proje-sunumu  

sunucuyu-kurarken sunucuyu-kurarken  

Çok şey öğrendim.

“Duyuruların ana sayfada görünmesine gerek yok, herkes görmesin.” diyen bile vardı! (Bu zihniyet, eğer karıştırmıyorsam, geçen sene bir duyuruyu kapısına asıp (3.kattaki odasına) bizim onun oraya asıldığını telepatik olarak anlamamızı bekleyen kişiyle aynı kişiydi ama emin değilim.)

*“Başaramayacaksınız, ben biliyorum.”*u bizi desteklemesi gereken yerlerden az duymadık. Biz başaramayınca ne kazanılıyorsa artık! Bölüm için bir şey yapıyoruz, destekleyince ne kaybediyorsunuz ki?

Durun daha bitmedi! Onlar bir şey mi? Bölümün internetini kestiğimiz iddiasıyla bile suçlandık! İnternet bağlantısı ile ilgili bizi suçlayan kişi “Ağzınızı burnunuzu dağıtıcam sizin!” bile dedi. (“Kafanızı gözünüzü morartacağım” gibi bir şey de olabilir ettiği tehditi tam hatırlamıyorum.) Suçladığı yetmezmiş gibi bunu bir de insanlara yaydı. Yaymakla uğraşacağına, düzeltsene! Senin görevin bu!

Hâlbuki, bizim İnternet bağlantısı ile ilgili tek yaptığımız, boştaki bir Ethernet kablosunu, bilgisayarımızın Ethernet girişine takmaktan ibaretti. Zaten başka ne yapmamız bekleniyor ki? Ethernet kablosuna 220 Volt mu dayayacağız? Yapmayın Allah aşkına… Ben bile bile niye bölüme zarar verelim?

Profesyonellik? O da nesi? Çalışma ortamında birisi birisine “Kafa göz dağıtacağım” diyebiliyorsa, hele de bunu elinde hiçbir kanıt olmadan yapabiliyorsa, bence o kişinin orada çalıştırılmasının uygunluğu tekrar gözden geçirilmelidir. (Kim olduğunu anlayan anladı, anlamayıp meraktan çatlayan olursa benimle iletişim kursun.) Ayrıca bize bağırmadan, çemkirmeden ve tehdit etmeden önce insanların bizim henüz öğrenci olduğumuzu ve yaptıklarımızı bir yandan öğrendiğimizi unutmaması da tercih sebebidir!

Bitirirken

Tüm dersler güzeldi.

Okuduğunuz üzere, en çok tecrübeyi kazandığım ders Windows ile Web Programlama oldu. Adında “Windows” geçse de. Şunların yarısının başıma geleceğini, başıma gelmeden önce hayal bile edemezdim. İnsanlarda nasıl bir destek verme, nasıl bir güven anlayışı varmış hayret ettim doğrusu. Ama bu bana güvenmek, destek beklemek, mantık ve beyin hacmi konusunda çok ciddi tecrübeler elde ettirdi. Pişman değilim, yazdığım tek bir satır bile boşa gitmedi.

Teşekkür

Bu proje esnasında bizi her daim destekleyen Osman Hoca’mız başta olmak üzere, gerek kendisine bir şey danıştığımızda bize uzun uzun anlatan bulunan, gerek şu anki sistemi tanıtan, ellerindeki kaynakları esirgemeyen, fikirleriyle bize ışık sağlayan, kısacası köstek değil destek olan herkese bir teşekkürü borç bilirim.

Hiçbiri boşa gitmedi.

Yorumlar Hakkında

Yazıyı okuduğunuz için teşekkürler. Yorumlarınız (olursa) kesinlikle hakaret içermesin. Eğer birini eleştirecekseniz, nedenlerinizi ve varsa kanıtlarınızı uzun uzun anlatın lütfen. Yazdığınız yorumun sorumluluğunun size ait olduğunu ve sizin adınız ile yayımlanacağını unutmayın. Adınızı gizlediğiniz takdirde, bu sefer de “yorumu sen yazdın” diye beni suçlayabileceklerinden ve bir de onunla uğraşmak istemediğimden yayımlama hakkımı gizli tuttuğumu önemle belirtirim.

İyi günler