Galata Köprüsü'nün Dibindeki Tramvay Girişi
✈️ Gezi, 🎈 Hayat, 🧐 Kişisel

İstanbul Macerası Bölüm 1

Dünyaca ünlü müzik grubu Scorpions, hayranlarına veda etmek için İstanbul’a geliyordu. Hayranlarıyım. Hayranlarıyız. Bu yüzden, ta iki ay önceden biletimizi almış, ceplerimizi hafifletmiştik. Bir ay önceden de uçak biletlerini ayarladık.

Scorpions’u dinlemeye, hazır gitmişken de gezmeye, İstanbul’a gittik. Yiğit ve ben… Liseden iki iyi arkadaş, ikimiz de daha önce İstanbul’a bir kere bile gitmemişiz. Bana İstanbul’u öyle bir anlatmışlar, televizyondaki olaylardan İstanbul’u öyle bir görmüşüm ki, bir keşmekeş, her an bir olayın patlak verebileceği tehlikelerle dolu, karman çorban, her köşede başka bir delinin olduğu bir yere gidiyorum sanıyorum…

Biraz fazla büyültmüşüm gözümde. =)

Yolculuk Başlıyor

Cumartesi sabah 06.30’da kalktık. Önce metro, sonra İzban ile aktarma yaparak gayet hızlı ve ekonomik bir şekilde havaalanına ulaştık. Ha bu arada… “Gelecek İstasyon Adnan Menderes Havaalanı, Next Station Adnan Menderes Havaalanı seslendirmesine bayılıyorum İzban’daki. 😀

Check-in’mizi yaptırdık, uçağa atladık. Bindik gittik. Bagaj vermesi alması olmayınca uçağa binmek iki kat zevkli oluyor.

Sabiha Gökçen Havaalanı
Sabiha Gökçen Havaalanı

İstanbul’da bizi Sabiha Gökçen Havaalanı karşıladı. Havaalanından çıkmamız maşallah 10 dakika sürmüştür. Ben o kadar çok kapı (gate) olan bir havaalanı görmemiştim şimdiye kadar. Sabiha Gökçen Havaalanı ile yeni Antalya Havaalanı’nın yer döşemesi, havaalanı tasarımı ve tabelalarının tasarımlarının aynı olduğu da gözümden kaçmadı. Antalya’nınki mini-Sabiha gibi olmuş. Acaba aynı firmalar mı işletiyor?

Neyse… Çıktık havaalanından… Kimse “Mr. Akkas, Mr. Benzer” diye tabela tutmayınca moralimiz bozuldu. 😀 Kendimizi İETT’ye vermeye karar verdik.

Yolumuzu Nasıl Bulduk?

Normalde İstanbul’da elimizde GPS olacağını planlamıştık. Ancak KVK telefonumu 35 gün boyunca tamir edip bana geri göndermeyi başaramayınca bu plan suya düştü. Ben de dersime çalışır gibi İstanbul çalıştım. A3’e çeşitli ölçeklerde İstanbul haritası bastırdım, otobüs seferlerini öğrendim, İstanbul Raylı Sistem ağını öğrendim. Gidilecek gezilecek yerleri ve konser alanını işaretledim. Havaş’ın kalktığı yer, İstiklal Caddesi, Dolmabahçe ve Topkapı Sarayları vs. bunların arasındaydı.

GPS’e gerek de olmadı zaten. Haritalar sağ olsun, bir defa bile kaybolmadık, elimizi koymuş gibi bulduk her yeri. Bir de pusulamız olsa daha da iyi olurdu ama olmadan da oldu. 😀 Kendi GPS’in kendin olacaksın arkadaş!

Kadıköy’e Gidiş

Sabiha Gökçen’den çıkar çıkmaz karşımızda yeşil yeşil İETT’leri gördük. E10’a bindik. Otobüs balık istifi oluncaya kadar kalkmadı. Daha sonra otoyol üzerinden Kadıköy’e götürdü bizi. İskelenin dibinde bıraktı.

E10 İETT'sine Binerken

Açız Biz!

Sabah 06.30’da uyandığımızdan beri bir şey yemediğimizden epey acıkmıştık. “İçerden” aldığımız bilgilere göre de İstanbul’da mutlaka balık ekmek yemeliydik. O yüzden Kadıköy’de iskelenin dibinde bir yere oturduk. Ben balık ekmek yesem de Yiğitcan dönerden vazgeçmedi.

Balık ekmek güzeldi. Soğan da güzeldi. Sabah sabah koktuk.

Kadıköy’de aynı zamanda Topkapı, Ayasofya ve Sultanahmet’i uzaktan görme fırsatımız da oldu.

Kadıköy İskelesi'nden Panorama
Kadıköy İskelesi'nden Manzara

Kadıköy’de şöyle bir turladık. Turlarken bir tane İstanbul Büyükşehir Belediyesi Danışma Bürosu gördük. İçeri girdik ve İstanbul’un akıllı kart sistemi hakkında sorular sorduk. Aktarma var mı? Cepten mi ödemeliyiz, akıllı kart mı almalıyız? Öğrenci olarak geçebiliyor muyuz? vs.

Aktarma varmış. 80 dakikada 20’şer dakika aralıklarla olmak üzere en fazla dört araçta.

Kadın böyle deyince, biz sandık ki bir defa basıyoruz, 80 dakika boyunca beleş. İzmir’deki 90 dakika uygulaması gibi. Yok öyle bir şey! Aktarma dedikleri %50 indirimli. Bedava değil. Attığın her adımda para çıkıyor yani cepten.

Öğrenci de geçemedik.

Gittik birer Akbil aldık. İstersek daha sonra Akbil’i iade edip parasını alabiliyormuşuz. Vermedim, hatıra kalsın. =)

Karaköy’e Geçiş

Kadıköy – Karaköy vapuruna atladık. Vapurda “Emercensi Dairesi” ilgimizi çekti. Vapurda ilk defa Boğaz Köprüsü’nü gördük. Haydarpaşa Garı’nı tüm ihtişamıyla denizden görme şansına eriştik. Liman’ı gördük. Gördük de gördük…

Kadıköy - Karaköy Vapurundan Manzara

Kadıköy - Karaköy Vapurundan Manzara

Boğaz Köprüsü
Boğaz'dan Galata Kulesi

Karaköy’e çıkınca, daha saat sabah 10’du ve konsere saatler vardı. İstanbul’u gezmek için Haliç’in diğer tarafına geçmeye karar verdik ve Galata Köprüsü’nü geçmek için tramvay durağına yürüdük…

Galata Köprüsü
Galata Köprüsü
Galata Köprüsü'nün Dibindeki Tramvay Girişi
Galata Köprüsü'nün Dibindeki Tramvay Girişi

Devamı Gelecek

İstanbul macerası böyle başladı. Gelişme ve sonuç başka bir yazıya…

İstanbul Macerası Bölüm 1 4 yorum aldı.

  1. Heh , sonunda başlayabildin yazmaya,14 gün oldu biz o yolculuğa çıkalı . . 😀 En kısa zamanda bidaha yapalım 😛

  2. Venedik'i, ne bileyim Paris'i felanb gördükçe içimden hep "ulen biz böyle otantik yerleri çok pis merak ediyoruz ama orda yaşayan insanlar ne hissediyo acaba" derdim şimdi bu yazını okuyunca o heriflerin duygularını bir nebze tatma şansı elde ettim 🙂 Her gün olmasa da sıklıkla gördüğüm yerlerin fotoğraflarını çekip turistik bi macera yazısı yazmışsın, içim bi hoş oldu valla 🙂

  3. Umut Caner'in dediğine katılıyorum.hemde sonunda kadar…hergün dolaştığım yerleri öyle bir güzel vermişsinki valla görmeseydim "ah ulan, ben neden burada değilm?" diyesim olacaktı(gerçi şimdi de diyorum ya.izmir çatlağına girdik bir kere …keşke izmire gelmeseydim.ne işim var ya burada…umuuuuuuuuttttt senin yüüznden istanbulu gene hatırladımm:) OFFF OOFFFFF..)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir