Almanya'da Hasta Olmak

Berlin Alexanderplatz Night Berlin Alexanderplatz Night  

Bir önceki yazımda Berlin'e taşındığımızdan bahsetmiştm. Önümüzdeki zamanlarda taşındıktan sonra başıma gelen şeyleri anlatmayı planlıyorum.

İki ay önce hasta oldum. Sol kulağım az duymaya başladı. Türkiye'den gelen alışkanlıkla ölüm kalım meselesi olmadıkça doktora gitmeyen ben, bugün geçer yarın geçer diye diye bir hafta kadar dayandım. Ama en son insanların her dediklerini üçer beşer tekrarlatmaya başlayınca dedim bu böyle olmayacak...

Doktora Gitmek

Nasıl oluyor bu doktor işleri diye arkadaşlara sordum. Herkes bana farklı bir doktor önerdi. İçlerinden rastgele birini seçtim. (bkz. web sitesi en güzel olan doktoru seçmek)

Randevu alma gibi bir olay yok. Muayenehaneye gittim, Alman sağlık sigortamın bana verdigi (kredi kartı benzeri) elektronik sigorta kartımı okutarak kaydımı yaptırdım.

15dk kadar bekledim. Doktor beni ismimle çağırdı. Şikayetimi dinledi. Kulaklarıma baktı ve tanısını koydu: Kulak tıkalı. 😄 Kulak yıkama işleminin ardından doktor tekrar kulağımı kontrol etti ve duyuma kavuştum.

Ödeme

Gittiğim yer özel bir doktorun muayenehanesi. Doktor benimle ilgilendi. Doktor çok nazik. Üstelik sadece muayene değil, kulak yıkama işlemi de var. Etraf kalabalık değil. Çok sıra da beklememişim.

Bunların hepsi benim için (Türkiye'de) üç haneli ödeme yapmak anlamına geliyordu. Doktorun yanından çıkınca otomatik olarak bankoya gittim. Bankodaki görevli bey ile bir süre bakıştık. "Başka bir şey yapmam gerekiyor mu?" diye sordum. "Hayır" dedi.

Cebimden bir cent ödemedim. Muayenehaneden çıktım. İşim öyle çabuk bitti ki, işe sadece 10 dakika geç gittim. 😃

Bitirirken

Almanya sağlık sistemi benim Türkiye'dekinden sonra gördüğüm ikinci sağlık sistemi. Türkiye'de mümkün olduğunca doktora gitmemeye çalışırdım. Doktora gitmem gerektiğinde ise aylarca kuyruk beklememek ve zamandan tasarruf etmek icin özel hastaneye SGK ile giderdim. "Katkı payı" ödemek normal gelirdi. Almanya'da aldığım hizmetin kalitesi ve karşılığında benden (ekstradan) bir cent bile alınmaması benim için hayran olunacak bir şey.

Almanya'da aldığımız maaş üzerinden çok ciddi vergi kesintileri oluyor. (Sağlık için yapılan kesinti ~15%) Ancak bu verginin karşılığını (gerçekten) ücretsiz ve kaliteli bir sağlık sistemi ile aldığıma inanıyorum. Benzer kesintiler Türkiye'de de oluyor. Farklılık olarak, net maaş üzerinden anlaşıldığından işgören çok takmıyor kafaya. Sağlık ile ilgili bu kesintilere rağmen, bir de "katkı payı" ödeniyor Türkiye'de.

Şu an eğer kendimi hasta hissedersem (nezle grip bile dahil) doktora gidip yarım saat içerisinde muayene olma imkanım var. Bu bana kendimi güvende hissettiriyor.

(Not: Şimdiye kadar sadece bir kez doktora gittim, umarım bir kerelik şans değildir. Not 2: İki ülkede de sağlık sigortası konusunda detaylı bilgiye sahip değilim bu yazıda hatalı bilgiler olabilir.)

Sık Sorulabilecek Sorular (Henüz kimse sormadı)

Dil olayı nasıl oluyor?

Benim Almancam yok. Daha yeni yeni öğreniyorum. Ancak Berlin'de herhangi bir dilde konuşan doktor bulmak çok kolay. Bununla ilgili doktor arama siteleri bile var.

Almanya'da sağlık sigortası nasıl işliyor?

Sağlık sigortası zorunlu. Kamu veya özel sağlık sigortalarından birini seçebilirsiniz. Kamu sigortaları devletin kanunlarla belirlediği kapsam ve kesintilere uygun sigorta sunmak zorunda. Farklı sigorta şirketleri var. İstediğiniz bir tanesini seçiyorsunuz. Brüt maaşınız üzerinden ~15% kesinti yapılarak sağlık sigortanız ödeniyor. Bunu işveren ve işgören ~%7.5,~%7.5 yarı yarıya karşılıyor. Eğer aile bireyleriniz çalışmıyorsa onlar da sizin üzerinizden (ücretsiz olarak) sigortalanmış oluyor. Daha fazla detayı şu an için ben de bilmiyorum. 😃