Mutluluğun Bir Sırrı da Acıdan Kaçmamakta

tiyatro tiyatro   {right}Kaçırılmış fırsatlar, boşa çıkmış beklentiler, yaşanan büyük acılar üzerinde düşünmek çoğu zaman sıkıntı ve üzüntü vericidir. Ancak ABD’nin Missouri Üniversitesi’nden Laura King’in de yedi yıllık bir çalışma sonunda gösterdiği gibi, bu deneyimleri doğru biçimde ‘sindirebilmek’ kişilik gelişiminde ve sonuçta mutluluğa önemli bir katkı sağlayabilir.

King, kötü deneyimleri halı altına süpürmek yerine onların üzerinde düşünmek için zaman ayıranların, daha olgun ve genel anlamda mutluluğa daha açık kişiler haline gelebildiklerini, bu kişilerin mutluluklarının da daha kalıcı olduğunu söylüyor: “İnsanlar, başlarından geçen acılı ya da sıkıntılı durumlardan sonra yeniden mutlu olabilmek için genellikle acele ediyorlar. Anlamaları gereken şeyse kendini kötü hissetmenin, üstelik de belli bir süre boyunca kendini kötü hissetmenin yanlış bir şey olmadığı.”

Araştırmasını uzun sürelerle izlediği yetişkinlerin deneyim ve görüşlerine dayandıran King, kayıp ya da acıları üzerinde düşünmek yerine, mutlu olmak için acele edenlerin bu mutluluğunun kırılganlığına da dikkat çekiyor. “Acılı ve trajik olaylar insanları değiştirir. Bu olay her ne ise, birdenbire öncesine dönüp, olay hiç olmamış gibi yaşayabileceğinizi düşünmek her şeyden önce gerçekçi değil. Mutluluk, acılı geçmişi unutarak değil, yaşamınızı daha önce yaptıklarınızın ya yaşadığınız olumsuzlukların üzerinekurabilmenizle ilgili. Ya da bir zamanlar ne ve kim olduğunuzun...”

  • Kaynak: Bilim ve Teknik Dergisi Ocak 2008 Sayısı Sayfa 11
  • Kaynak: University of Missouri-Columbia Basın Duyurusu, 22 Aralık 2007

Yorum: Doğru araştırma sonucuna ne denir...