Baş Ağrısı

Üç gündür baş ağrısından ölüyorum. Dün iyice coşan baş ağrım, bugün sabahtan beri devam ediyor. Uykumu almış halde saat 09.00 gibi uyanamadım bugün. Çünkü öyle feci başım ağrıyordu ki, uyansam da hiçbir verim alamayacaktım günden. Yatakta debelene debelene (ve sıcağa küfrede küfrede) saat 13 yaptım sanırım. Kalktım ama baş ağrısından yaşayamıyorum o derece kötüyüm. Neyse zar zor saati 15 falan yaptım. Sonra yeniden kıvrıldım yatağa ve uyumaya çalıştım… Saat 18’e kadar böyle devam etti. Monitöre bakamıyorum, beyaz ışığa bakamıyorum, hatta masadaki sarı lamba bile batıyor! En ufak bir seste çıldıracak gibiyim.

Ağrı kesici içtim, “tık” yok, yaramıyor bu meret (Majezik). 10-15 tane iç diyor şeytan ama yok daha gencim, kalsın almayayım ben. 😃 Hiçbir şeyden zevk alamadığım, ne ders çalışabildiğim ne de ağız tadıyla gezebildiğim, baş ağrılı rezil bir hafta sonu böyle bir yakarış yazısını hak ediyor.

Dün bir anda yaz geldi. İki gün önce, geceleri montumu almadan dışarı çıkmazken, dün şort tişört gezebiliyordum. Bugün ise havalar çekilmezdi. Dışarıya çıktım, yazın sıkça olduğu gibi direk gözlerim karardı. Artık öyle alıştım ki buna, görmeksizin bile yürüyebiliyorum, kimse çakmıyor bile. 😃 Ama dediğim gibi çekilmiyor. Baş ağrısı zaten iğrenç, üstüne bir de şu lanet olası yaz sıcakları gelince hiç mi hiç çekilmiyor! Yazı sevenleri anlayamıyorum. Üstünüze yağan serin bir yağmurun, suyla dolan belediye çukurlarının, cebinize soktuğunuz soğuk ellerinizin ya da ısınmak için sarıldığınız birinin size ne gibi bir zararı vardı da “yaz gelsin yaz gelsin” diye tutturdunuz? Geldi işte.

Hay ben bu Ege Üniversitesi Öğrenci Köyü’ne dâhili klima sistemi koymayan planlamacıları seveyim! Klimayı geçtim, insan bir HAVALANDIRMA koyar en azından!