💻 Bilgisayar, 🎈 Hayat, 🧐 Kişisel, 💾 Programlama

Sene Bitti (2009)

Koca bir sene daha bitti. Hazırlık derken, üniversite bir derken, ikinci sınıf da bitivermiş. Hele öyle hızlı bitmiş ki, ikinci dönemin varlığı bile anlaşılamamış.

Üniversite hayatının yarısı çoktan geçmiş bile. Geri dönüp bakmaya ne kadar korksam da, mecburum bunu yapmaya… Neler öğrendiğimi, neler kaybettiğimi görmek zorundayım yoluma devam edebilmek için.

Bakalım koca bir senede ne olmuş?

  • Dersler adına çok şey öğrendim. Özellikle Sayısal Bilgisayar Tasarımı (ya da bizim deyimimizle subuti) bu seneye kadar aldığım en şahane derslerden biriydi. Her dersten ağzım beş karış açık “Vaaay be, adamlar yapmış!” diyerek çıkmanın tadına doyum olmadı.
  • Q1 kesimdeyken Q2’nin iletimde olduğunu, tam tersinin de geçerli olduğunu öğrendim.
  • Hepimizin birer sensör olduğunu öğrendim. *
  • İnsanların DNA’larının katlanmalarının %99’unun aynı olduğunu öğrendim. (Tayyip’in %99’u sizde de var, aman dikkat! En az üç çocuk!)
  • Dünyadaki tüm ikilerin değerinin aynı ve iki olduğunu öğrendim. **
  • Eğer bir kapıdan iki kişi girecekse ve bunlardan ilki kız ise, her ikisinin de kız olma olasılığının 1/3 olduğunu hayretle öğrendim. ***
  • Casio FX5500’ün çok sağlam bir hesap makinesi olduğunu öğrendim.
  • Osiloskop kullanmayı (kısmen) öğrendim.
  • Tahta bir koltuğa oturup saatler boyu Erman Toroğlu, Şansal Büyüka misali, şu iyidir şu kötüdür diye ahkâm kesilmesini dinlemeyi öğrendim.
  • İmla ve noktalamada yapılan hatalara ve yazım kurallarına uyulmamasına pek tahammülüm olmadığını fark ettim. Bkz. Bu, bu ve bu.
  • Bisiklet sürerken bir yandan telefonla konuşup, mesaj yazmayı öğrendim. (mamüllerimiz trafiğe kapalı alanda gerçekleşmektedir.)
  • Çakılın çok kaygan bir şey olduğunu, bisikletten sağlam bir düşüşün ardından öğrendim.
  • Zincir & Asma kilit teknolojisinin, klasik bisiklet kilitlerinden çok daha güvenli olduğunu öğrendim.
  • İnternete ne kadar bağımlı olduğumu fark ettim.
  • Bazen karar vermekte zorluk çektiğimi fark ettim.
  • Herkesi memnun etmenin imkânsız olduğunu, tekrar, öğrendim.
  • Farklı olmanın, farklı yaşamanın; farklı kültürlerin, farklı dünyaların insanı olmanın, bu farklılıklar paylaşılıp ortak noktaya varılabildiği sürece ve insanlara kendini kısıtlayabilecek ölçütler koymadığı sürece hayatı renklendirdiğini ve güzelleştirdiğini fark ettim. (Kısaca: Karşınızdaki ya da siz “Biz farklı dünyalar insanıyız.” deyip çekip gitmediğiniz sürece.)
  • Kendini istediğin gibi ifade et, karşındaki odun olunca hiçbir şeyin değişmediğini fark ettim.
  • İnsanların sürekli değiştiğini, bunun zorunlu olduğunu ve genelde iyi bir şey olduğunu düşündüm.
  • Değişiklikten korkanların, bir sonraki adımda kendilerine çok da iyi bir yer edinemeyeceklerini düşündüm.
  • Yurdumuz olan Ege Üniversitesi Öğrenci Köyü’nün yağmur suyu drenajının ne demek olduğunu bilmediğini öğrendim. (Anlamak için, sağanak yağışlı bir gün yurdumuza gelin. Önce yüzme öğrenmeniz şiddetle önerilir.)
  • Yurdumuz olan Ege Üniversitesi Öğrenci Köyü’nün mimarlarının kutuplarda yaşadığını öğrendim. (Başka türlü bu kadar sıcak olacağını nasıl kestiremeyip bir havalandırma sistemi bile eklemeyi akıl edememiş olabilirler ki!)
  • Yurdumuz olan Ege Üniversitesi Öğrenci Köyü’nün bisikletlere park alanı yapılacak deyip deyip beni geçiştirdiğini fark ettim.
  • PHP’nin dünyanın en güzel dillerinden biri olduğunu, HTML, CSS, JavaScript ve PHP dörtlüsünün tadından yenmediğini öğrendim.
  • Yetkili Servis konusunda ASUS’tan kazmasının olmadığını öğrendim. Bkz. Asusunako
  • Yetkili Servis konusunda BİSAN’dan iyisinin olmadığını da fark ettim. Keşke herkes Ferhun Abi gibi olsa!
  • Bisiklet sayesinde kampüste daha çok gezme şansım oldu. Kampüsün neresinde çukur var, neresi yokuş hepsini sular seller gibi ezberledim.
  • Bir şeyler üretmenin çok güzel bir şey olduğunu fark ettim. Bkz. Bakkal Dükkanı
  • Hayal kırıklığını en sağlam şekilde yaşadım. Bir kişiyi ne kadar süre boyunca ve ne kadar tanıdığını düşünürsen düşün, seni her an sırtından vurabileceğini yaşayarak öğrendim.
  • Bir insanın “aklı başında”dan “karı kız delisi”ne dönüştüğünü anbean gözlemleme şansım oldu.
  • Depresyonun feci bir şey olduğunu fark ettim.
  • Her ışığın sonunda aydınlık bir gelecek olmadığını acı bir şekilde öğrendim. Çok uzun bir süre bu hayal kırıklığının etkisi altında kaldım.
  • Yapayalnız olduğunu hissettim.

Sağlam tecrübeler…
Peki, bu sene size neler kazandırdı? Sıra sizde. Bu yazıyı herkese açık bir mim gibi düşünebileceğiniz gibi kendinizi yorum yazarak da ifade edebilirsiniz. 🙂

Dipnotlar

* Modern Biyoloji dersinin anlatımında geçmiştir.
** Programlama Dilleri’nin ikinci dersinde şöyle bir cümle birebir söylenmiştir: “Dünyadaki tüm ikileri aynıdır. İki. Bilmem anlatabildim mi?”
*** Bkz: Vikipedi

Sene Bitti (2009) 4 yorum aldı.

  1. –> Sen kendini ne kadar kandırırsan kandır, ya da ne kadar inandırırsan inandır insanoğlu nankördür ve nankör kalacaktır onu öğrendim.
    –> İnsanları bir anda tanıyamazsın ve çoğu zaman sadece tanıdığını sanırsın onu öğrendim.
    –> Ne olursa olsun dostluk kavramı öyle çok kolay yakıştırılacak bir kavram değildir ve yakıştırmadan önce yakışıp yakışmayacağının iyice düşünülmesi gerektiğini öğrendim.
    –> Asla önyargılı olmamak gerektiğini öğrendim.
    –>Derslerini almazken Vecdi Hoca’yı özlediğimi fark ettim.
    –> Bilgisayar mühendisliğinin en başlarda hissettiğim kadar soğuk bir bölüm olmadığını, aslında gayet de eğlenceli bir bölüm olduğunu gördüm.
    –>Evet, bölümümü sevdiğimi fark ettim.
    –> Gerçek arkadaşlığın, sadece beraber zaman geçirdiğinizde mutlu olduğunuz insanda olmadığını, gerçek arkadaşlığın ciddi bir vefa gerektirdiğini öğrendim.
    –>Umarsız olabilme yeteneğimi geliştirdim 🙂
    –>Umut’la kardeş olabilme ihtimalimiz olduğunu fark ettik.(Evet fenotip farklı olsa da genotip aynı olabilir diye düşünüyoruz 🙂 )
    –>Aylin Kantarcı’nın derslerini iple çektiğimi fark ettim.
    –> Citolle de arkadaş olunabilirmiş onu gördüm.
    –>Ne kadar sorunlar yaşarsanız yaşayın, bir insanla beraber olmak istiyorsanız her şeyi aşabileceğinizi öğrendim.
    –>Ankara’yı özlememeyi başarabilmeyi öğrendim.
    –>İzmir’i benimsemeye başladığımı fark ettim.

  2. *Mühendis olmanın kolay olamayacağını öğrendim.
    *Kendi yapamadığım şeyleri, başkasına da önermemenin ne kadar saçma olduğunu öğrendim. (ubenzer, sağ taraftaki oynak şeye bak yeter)
    *Okulun yeri geldiğinde beyin hücrelerinize işkence yaparak öldürebileceğini gördüm değil yaşadım.
    *Kendime ait CPU, Ram ve kısmen ufak bir ekran kartı yaptım; ötesi var mı.
    *’Karı kız meselelerinin’ aslında ne kadar saçma olduğunu gözlemledim.
    *Herkesin bir uyarıya ihtiyacı olduğunu deneyimledim.
    *Ufak bir hapın neler başarabildiğine her gün tanık oldum (göz kırptım)
    *20 seneden sonra ‘şişman’, ‘obez’, ‘patates’ olan bendim.
    *Küfür dağarcığımın her geçen gün daha da fazla arttığını hissettim.
    *Bölümümü sevip, hocalarından nefret ettim.
    *Farklı insanlarla tanışıp, farklı tecrübeler edinmenin çok güzel bir şey olduğunu tekrar ve tekrar yaşadım.
    *İnsanları takmamanın hayatı daha da güzelleştirdiğini fark ettim.
    *Çok sevdiğim simitten nefret eder hale geldim.

    “Teşekkürler, büyüyorum sizinle…” ŞF
    Selam olsun.

  3. ahh umutcm ahh .. ne diim sana . yine dem wurmuşsun yalnızlıktan güwensizlikten ..bak şimdi kızıcaksın bana bu nasıl noktalama işareti bu nasıl bir V harfi türkçeyi katletmeyelm muabetleri fln . ama düzen bu be umutcum . alışmşm böle yazmayaa . böle yazdırmaya alıştıranlar utansın 🙂 😛 nse konumuza dönelm biz. öncelkle artk seni karşımda böle görmek istemiorm . nasıl mı . böle mutsuz yalnızlıktan şikayetçi . bi türlü , çok istediği bi hayalini gerçekleştiremeyen bi genç olarak görmek istemiorm senii. iyi oku bunları . hayat bu . ne zmn ne getirecei belli olmaz. iyi veya kötü . ama bnm burdaki kastım iyi anlamda. bigün ağaçtan insanın kafasına pat die elma düşmesi gibi bişey olcak sana . o gün benim bu yazımı hatırla . pat die düşcek kafana aşk . ama gerçekten aşk bu . bu aşkın içindeki herşey aşk olucak . güwen de sevgi de saygı da . hepsi aşk olucak . kız da sana aşık olucak =) umutsuzluğa yer olmıcak . herşey aşk düşünsene . ne tatlı =) anlatırken bile ağzım kulaklarıma wardı . ve ogünden sora işte o gün gelene kadar üzülmeni istemiorm . üzülmek de diil de , ne biliim arkadaş hisseder. anlamışsındır umarım beni . boşwer umutcum ya . senin adın ne kdr güzel bugün onu düşündm . sabah bi dizi izliodm . ha dün akşam pardon . yaprak dökümü . fikret hamile . kocası soruyo ne olsun adı die . erkek de olsa kız da olsa umut olsun dedi fikret. o an aklıma geldn . umut ol kendine bize herkese . umutsuz olma . farkettim de konu toprağın içinde yüz yıllık ağacın kök salması gibi daıldı gitti . bugün de benzetmelerimi hep ağaç üzerine yapıorm nedense 🙂 umut bi dilek ağacı wermış şimdii.. 🙂 😛

    bi yıl nasıl geçtii hmm .. bnm için çok sıradan denilebilirdi. hiç bi artı katmadığını düşünüorm. mutlaka ki katmıştır bişiler , öğrenmişimdir ama kayda değer bişi yok bence . aynı aynı aynı . olağanüstü , buraya yazabilceğim bişey olmadı bu yıl . mütewazi bi hayat benmkisi . oldukça mütewazi . aman şükür buna da 🙂
    işte böyle umut beeey =) en kısa zmnda görüşmek üzere. bak buluşmaya gelirken dediğim gibi umutla gel hemii öptm cnm arkadaşım 🙂 şimdilik byby 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir