Şanlıurfa’da bir Öküz

Televizyonlarda mutlaka görmüşsünüzdür Kurban Bayramı dolayısıyla yaşanan vahşetleri. Hayvanlarına işkence çektiren mi istersiniz? Ana caddede herkesin gözü önünde bağırta bağırta “kurbanlarını” bıçaklayanlar mı? İstanbul Boğazı’nın kırmızıya dönmesi mi yani bayramın anlamı? Çocukların gözü önünde hayvan öldürerek, çocukların gelecekte kafayı yemelerini garantilemek çok mu hoş bir şey?

Bu bayram da, diğerleri gibi kanlı geçti. Orasını burasını kesen geri zekalı insan haberi oldu her taraf. Kesmeyi bilmiyorsan kesme. Birkaç kişi kalpten gitmiş. Eeee…. Öyle caniliklere dayanmak kolay değil, gidersin tabi.

Olayı Dramatize Eden Mini Hikaye

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer cyborg iken Orta Dünya'nın en büyük kenti Şanlıurfa’da bir öküz varmış. Kahramanımız inancı gereği (!) bir öküz kurban etmeye karar verniş. Ama efendim neymiş, kendisini saatlerdir uğraştırıyor diye almış bıçağı, canlı ve hisseden bu öküzün arka dizlerindeki bağları kesmiş. Öküz acılar içinde kıvranıyor, arka ayaklarının dizlerinden aşağısını kontrol edemiyor, dizinin üstünde kaçmaya çalışıyormuş. Bizim öküz durmak bilmemiş. Boğazından devam edilmiş öküz kesilmeye. Acı çektire çektire, bağırta bağırta… Hem de ana caddede. Çoluk çocuk, herkesin görebileceği bir yerde.

Nefret ediyormuş öküzden, sanki intikam alıyormuş! Tepki gösterenlere ağzının payını veriyor, üstüne üstlük zabıtalar da adamı destekliyormuş! (Mesela vatandaşın "Onun kurbanlık hali mi kalmış?" lafı üstüne "Sen müftü müsün kardeşim!" demiş.)

…ve adam bunlar için çok cüzi bir ceza, 969 Orta Dünya lirası, almış. Gökten elma gibi üç bıçak düşmüş, birisi kurbana, birisi masalımızın baş kahramanına, hala serbest olup boğayla “maceralarını” övüne övüne anlatmaya devam eden adama, diğeri de vahşetten dolayı psikolojisi çöken diğer masal kahramanlarına...

Bitirirken

Bayramın hayvan öldürme kısmı bana göre değil. Öldürme dedim dikkat ettiyseniz, çünkü “kurban etmek” olarak görmüyorum: İnancımın bir parçası değil. Ama bu, inananlara saygı duymadığım anlamına gelmez.

Gerçekten inanç uğruna bir hayvan kurban ediyorsanız, kesimini belediyelerin gösterdiği kan görmek istemeyen insanlardan uzak ve hijyenik alanlarda yapıyorsanız, çocukların psikolojisini önemseyerek kurbanların yanına yaklaştırmıyor, kurbanlığın kanını suratlarına sürmüyorsanız, kurbanınızı İslam’da anlatılan şekilde ihtiyacı olanlara paylaştırıyor, derin dondurucuya atmıyorsanız size saygı duyuyorum. İnancınız adına kurban kesmenizin gayet normal, gayet hakkınız.

Ama sizin inançlarınızı hiçe sayıp bayramı _“Katillik Serbest, Kan Daha Fazla Kan Nhahahaha Günü”_ne çeviren ve yaptıkları “din adına yapıyorum abi” denilince hoş görülen binlerce beyinsiz var.

İslam imkanı olan ve inanan herkese "kurban etmelerini" emrediyor, acemi kasap ya da cani birer katil olmalarını değil. Ama her şeyi olduğu gibi bunu da g.tünden anlayıp dininin gereğini yerine getirmek yerine katillik yapanların sayısı bir hayli çok.

İslam bu değil ki!

(Yasal: Olaylar ve karakterler tamamen hayal ürünü olup, gerçek hayatla benzerlikleri ancak tesadüf olabilir. Şehir ismi kullanılması olayı daha iyi dramatize etmek içindir, burada kurgulanan olayla bir alakası yoktur.)

(Güncellenmiş ikinci versiyon.)