Dördüncü Sınıfın Birinci Döneminden Öğrenci Görüşleri

Dördüncü sınıfın yarısı bitti. Okuldan mezun olmak üzereyim.

İyisiyle kötüsüyle bir dönem daha bitti. Kaldı geriye son bir tane.

Bakalım bu dönem nasıl geçmiş, hangi ders yararlı olmuş, hangisi olmamış? Alt dönemlere gelecek sene seçmeli ders seçerken yardımcı olur. 😃

Bir Öğrencinin Gözünden Bilmuh Sınıf #4

Dersler aklıma ilk gelme sırasına göre sıralanmıştır. (Hep alfabetik sıralayacak değiliz ya. 😄)

Algoritma Analizi (Yrd. Doç. Dr. Hasan Bulut)

Algoritma Analizi Algoritma Analizi   {right}Hasan Hoca’nın dersinin çok da eğlenceli geçtiğini söyleyemem. Ama bunun bir nedeni varsa o da kesinlikle dersin ağır bir ders olmasıdır.

Hasan Hoca’mız anlattığı bu derste uzman ve bunu dersi anlatışına kesinlikle yansıtıyor. Aynı zamanda, bize gerek ders aralarında, gerek odasına gittiğimizde müsaitse hiçbir yardımı esirgemedi. Gitmediğim haftalarda ödevleri yaparken zorlandım. Bu da derste gerçekten bir şeyler öğrendiğimizin kanıtı olsa gerek.

Bu dersin gerçekten çok önemli olduğuna ve bize mühendislik anlamında çok şey kattığına inanıyorum. Bence kesinlikle ve kesinlikle bu dersin ikinci sınıfın ikinci dönemine kaydırılması gerek. Dördüncü sınıf çok geç.

Dersin olumsuz yanlarına gelince…

Konu ağır olduğundan dolayı, derste bazen sıkıntıdan patlayacak raddeye geliyorsunuz. Tek mola bu ders için yeterli olmuyor. İki mola verilirse belki daha avantajı olabilir.

Ayrıca bu derste çok aşırı ödev verilmişti bize… Neredeyse her hafta bir ödev! Ödevler de kısa değildi ha. Konuyu yeni öğrendiğimizden basit de gelmiyordu bize. Ödevlerin çok şey öğrettiğini tabiki inkâr edemem ama yakınmadan geçmek de öğrencilik raconuna ters düşer. 😃

Anlamadığım başka bir nokta da ödevlerin puanlamasıydı. Ödevlerden ne bekliyorsam 30 puan düşüğünü aldım genellikle. “Ara adımları göstermemek” veya “istenileni göstermemekten” gitti hep puanlarım. Ama ben neyi göstermem gerektiğini nasıl bilebilirdim ki?

Tam tersi de oldu tabi. Örneğin Quiz’de de 90 beklerken 100 geldi. Puanlamalar tek elden çıkmamış gibi görünüyor, diyebileceğim bu.

Dersin bir de projesi vardı. Hem yazması çok zor değildi, hem de projeden öğrenilmesi gereken kabak gibi ortadaydı ve proje gerçekten süper-eğiticiydi. Seve seve yaptığım projelerden biriydi.

Ders bu sene ilk defa verilmesine rağmen çok başarılıydı. Tahminen ileride daha da iyi olur.

Ayrıca söylemeden geçmemek lazım, dersin kitabı gerçekten şahane. Her şeyi tam ayarında anlatmış ve konu yerleşimi başarılı.

Yazılım Mühendisliği (Prof.Dr.Yasemin Topaloğlu)

Yazılım Mühendisliği Yazılım Mühendisliği   Yazılım Mühendisliği de önemli bir ders. Kitabı açıp içine baktığınızda, öğrenmeniz gereken çok konu olduğunu fark edersiniz.

Ancak biraz dersin öğrenmesinin sıkıcı olmasından (sözel bir ders sonuçta) biraz da dersin anlatılma şeklinden dolayı ders genel olarak sıkıcı geçti. Dersin anlatımı değişirse daha güzel sonuçlar alınabileceğine inanıyorum. Örneğin slaytların okunması ve slaytların anlatılması daha az ağırlıklı olabilir. Bunun yerine güncel örnekler verilebilir veya bir şirketin yazılım projesi ile ortak bir ders verilebilir. O tarz bir şeyler işte… Ama bu ders slayttan okunup, kitaptaki örnekler baz alınarak geçilmemeli. Önemli bu ders.

Dersin bir de projesi vardı. Proje tüm dönemimizi aldı. Proje için MNG Kargo İzmir Bölge Müdür Yardımcısı da dahil olmak üzere birçok kişiyle konuşmamız gerekti. Epey araştırdık, çalıştık, çabaladık. Bilgi adına, çok şey öğrendik. Yani yaptıklarımızın boşa gittiğine inanmıyorum kesinlikle. Ama bunun puana yansıması tam bir felaketti. 30 puan etkiledi, o da sadece vizeyi!

Eğer sadece nota bakan birisi olsaydım, projeyi kesinlikle yapmayacağımı rahatlıkla söyleyebilirim.

Bir not da ders kitabı için düşmek istiyorum. O kitap yenilenmeli. Eminim daha yeni paradigmalar da çıkmıştır. Tabi sadece benim izlenimim de olabilir ama, bana birazcık “eski bilgi öğreniyor olabilirmişiz” izlenimi yarattı kitap. Ve kitabın konu yerleşimi çok kötüydü. Aynı bilgi farklı farklı sayfalarda defalarca kez anlatılmıştı. Başlık ve alt başlıklar birbirleriyle bağlantılı değildi ve hangi konu hangisinin devamı, hangisi hangisinin alt başlığı ya da aynı kategorinin birer ögesi anlamakta cidden güçlük çektim.

Kitabın yazarının kulağı iyi çınladı ben ders çalışırken.

Web Servisleri (Seçmeli) (Yrd.Doç.Dr.Özgür Gümüş)

dusunce-web-servisi dusunce-web-servisi   Web Servisleri, Ekle/Sil haftasında Yönetim Bilişim Sistemleri’nden cayarak yerine aldığım bir seçmeli ders oldu. Son dakika kararıyla geldim derse ve geldiğim için pişman olmadım.

Derslerin çok eğlenceli geçtiğini iddia etmiyorum. Ama bir şeyler öğrendiğimi iddia ediyorum. Zaten Web’e aşırı meraklı birisi olduğumdan tam benlikti bu ders. Standartlaşmış ve standartlaşmaya yüz tutmuş web standartları genel konumuz oldu.

Aşırı teorik bir dersti, ama teoriyi ileride pratiğe dönüştürebileceğim, yani öğrendiklerimin işe yarayacağı çok yer olacak.

Dersin en zevkli yanı Proje-1’di. Proje 1’de bizden bir Web Servisi geliştirmemiz istenmişti. Geliştirdik biz de. Kod yazarken acayip mutlu oluyorum. Kod yazarken yeni şeyler keşfedince daha da mutlu oluyorum.

Bunun dışında, endüstriden bilgi almamız için Netsis’den gelip sunum da yapmışlardı ders bünyesinde. Tam da tez toplantısı ile çakıştığından gidememiştim ama eminim yararlı olmuştur.

Şirketlerden bir şeyleri dinlemek cidden hoş bir şey.

Dersin kitabına gelince… Nefret ettim kitaptan. Kitap sürekli aynı şeyleri anlatıp durmuş. Kitabın 100.sayfasında bile Web Servisleri’nin tanımı veya avantajlarından bir kaçını bulmak mümkün. Kitap, blog yazılarından derlenip kitaplaştırılmış gibi duruyor. Bölümleri arasında kesin ayrılıklar yok. Aynı tanımları farklı iki bölümde görebilirsiniz. Kitabın başlıkları ve bölümleri de maalesef iyi değil. Hangisi hangisinin alt başlığı, hangisi yan başlığı, hangisi ilişkili hangisi değil anlamak çok güç oluyor. Yani kitabın yazarının (benim deyişimle Papazoğlu) kulakları iyi çınladı.

Ders kapsamında ayrıca bir de araştırma ödevimiz oldu ve kendi konumuzu çalışıp, sınıfta sunduk. Bulut Bilişim bizim konumuzdu ve bunula ilgili bir yazı zamanında blogda da yazmıştım.

Veri Madenciliği (Seçmeli) (Yrd.Doç.Dr.Derya Birant)

Veri Madenciligi Veri Madenciligi   Cuma gününü iple çekmemi sağlayan nedenlerden biridir. (Bir diğeri ertesi günün tatil olması, diğeri de Pazarlama’dır.)

Derya Hoca’mız şimdiye kadar gördüğüm en akıcı ders anlatımı yapan hocadır. Derste vakit nasıl geçer anlamazsınız ve genelde molaya kadar bir defa gözünüz saate bile kaymaz. “Aaa mola vakti mi gelmiş, ne çabuk!” diye az demedim.

Hocamız vize sınavı zamanında sitesine “Vize Soruları” diye bir doküman koymuştur ve indirip açınca içerisinde “Tabiki sınav sorularını koymadım. 😃” diye bir ifade bizleri karşılamıştır. Derste bizi “Sınav sınav sınav…” diye susturmaya çalışmıştır. Anlayacağınız, ders hem konusu itibariyle ilgi çekicidir, hem de Derya Hoca gerçekten çok başarılı bir şekilde anlatmaktadır.

Derslerde çalışma kâğıtları dağıtır ve örnek çözeriz. Vize ve finalden önce de çalışma soruları dağıtmaktadır ve sürpriz yapmaksızın onlara benzer sorular sormaktadır. Sınavlardaki programlama soruları için istediğiniz dilde yazabilirsiniz demiştir ve gerçekten de istediğimiz dilde yazmamıza izin vermiştir. (Öyle dediğinde PHP’yi kabul edeceğini hiç sanmıyordum.) Böylece ilk defa PHP dilinde bir sınav kâğıdı da yazma imkânı buldum. 😃

Dönem bittiğinde Veri Madenciliği’nin uygulamaları, veri hazırlama ve temel veri madenciliği teknikleri hakkında geniş bilgi sahibi oluyorsunuz.

Şu anda veri topluyorum. Gaza geldim, Weka’yı çözecek ve UBenzer’in ziyaretçi kayıtları ile bir Sequential Data Mining yapacağım. 😃

Pazarlama (Seçmeli) (Yrd.Doç.Dr.Aykan Candemir)

Pazarlama Pazarlama   {right}Pazarlama dersi de Cuma’yı iple çekmemi sağlayan nedenlerden biridir. Çünkü dersler tamamıyla sohbet havasındadır, ama bu dersi kaynatmak değildir. Dersin kendisi budur.

Pazarlamayı öğrendikçe gözünüz açılır. Ticarete, ürünlere, reklamlara, şirketlere farklı bir gözle bakmaya başlarsınız. Televizyonda reklamları izleyince, çıkan reklamların kimlere hitap ettiğini, neden o kelimelerin dendiğini ve buna benzer şeyleri düşünmeye başlarsınız. “Ben olsaydım ne yapardım?” diye düşünürsünüz sürekli.

Ders sürekli güncel olaylar üzerinden işlenir. Derste “iPhone nasıl bu kadar başarılı oldu?”yu tartışıyor olabilirsiniz. Veya şirketlerin başarı/çakış hikayelerini dinliyor olabilirsiniz…

Eğlencelidir de. Aykan Hoca öğrencilerinin dikkatini nasıl toplayacağını iyi bilir.

Bu ders bana bir şeyler kattı. İyi ki Halkla İlişkiler’den bu derse geçmişim. (Evet, bu derse de Ekle/Sil haftasında geçtim.) Duyduğuma göre Halka İlişkiler’de hocayı pek gören olmamış. Ama final de yokmuş tabi onlarda. 😃

Şunu da söylemeden geçmemeliyim… Ne yaparsam yapayım 70’in üstünde alamadım Pazarlama sınavlarında. 70, uu iyi falan demeyin… CB aldım CB! Ortalamayı bu ders düşürdü. Mis gibi 3.9 gelecekti ortalamam!

Ama yine de dersi aldığım için pişman değilim. Yemişim ortalamayı. Öğrendim ben!

Bitirirken

Yaptığım yorumlar için lütfen “haddim olmadığını” düşünmeyiniz. Biz öğrenciler olarak birinci elden en sağlıklı geri dönüşü yapmazsak kim yapacak? Ben iyisiyle kötüsüyle düşündüklerimi yazdım. O doldurduğumuz anketin çok da bir işe yaradığına inanmıyorum çünkü. O kadar soru sorarsan, herkes next next der geçer.

Tüm hocalarıma ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sayelerinde biraz daha piştik, biraz daha bilgiliyiz artık.