Ege, Şenlik, Konser ve Southpark

senlik senlik   {right}Dün Mediko’nun tabiriyle Ege Üniversitesi 29. Kültür Sanat ve Spor Şenliği, biz öğrencilerin tabiriyle Bahar Şenliği başladı. 16 Mayıs – 31 Mayıs aralığında devam edecek şenlik programı dopdolu (!).

Dün Şenlik Yürüyüşü vardı her zamanki gibi. Yürüyüşün 12. saniyesinde su savaşı patlak verdi. Ama bu sene, geçen seneye göre daha hazırlıklı olan bizim için bu bir sorun değildi. Ben, çantam ve çantamın içindeki su depoları bir süre yetti. Sularımız tükenince geçen seneden zaten yerlerini belleğimiz anahtar su noktalarına koştuk. Ama acı gerçek şuydu ki, Spor Salonunun önündeki fıskiyeye hortum takan şahıs hepimizi geri püskürttüğü gibi hortumla ıslatılmış olma şerefine kavuştum. 😃 Arkadan dolanarak Spor Salonunun tuvaletlerini işgal ettik. Su şişelerimizi ve buzdolabı poşetlerimizi (nhahahahaha) doldurarak yeniden savaşa döndük.

su-savasi-ogrenci-koyu su-savasi-ogrenci-koyu   İkinci büyük hezimetimiz Ziraat Fakültesi’nin karşısında oldu. Çalıların arasına gizlenme ve bir anda çıkıp hortumla üzerimize atlama işlemlerini gerçekleştirerek oldukça geniş bir çevreyi ıslatan kimliği belirsiz şahıslar bizi her ne kadar sudan çıkmış balığa döndürse de arkamızdan gelen damacanalı grup tarafından kıskıvrak yakalandılar. 😃 (EHAVK?)

İki yıldan sonra açılışı yapılan (şaka mısınız lan siz) Öğrenci Köyü’ne gelmek o kadar kolay olmamalıydı. Tünelden geçerken kafanıza inen sular ve bazen de damacanalar 😄 (pardon) size bunu anlatıyor olmalı. 😃

Daha sonra şenliği açtık. Bir iki gösteri oldu ve şenliğimsimiz başlamıştı.

Gergefil SP{right}Şimdi yazının Southpark kısmına gelelim. Birçoğunuz fark etmişsinizdir ki, bu seneki şenlik tişörtünün tasarımı ve baskısı geçen senekine göre çok ama çok kaliteli. Dizaynın temel unsurları ise Southpark’tan çıkmış görünümlü karakterler. Tişört ve Şenlik Programının arka kapağını kim tasarladıysa Southpark karakterlerini buradan ulaşabileceğiniz adresten oluşturmuş.

Haydi, geri dönelim Şenliğe… Şenliğe dönemedik, zira şenlik açılışından sonra şenliğe dair hiçbir şey kalmamış gibiydi. Tabi ki gidebileceğimiz birçok etkinlik var ama benim bahsettiğim geçen sene olduğu gibi Mediko’nun otoparkında açılmış olması gereken stantlardı. Ve bu bağlamda hiçbir şey yoktu. Her şey kaldığı yerden devam ediyordu, zaten normalde de süregelen etkinlikler hala vardı ve şenlik haftasındaydık (?).

Akşamına Feridun Düzağaç konseri vardı. Konserden önce kalabalık bir grup oluşturmayı başardık ve yüksek değerli yarıçapa sahip bir çember şeklinde bağdaş kurduk. Biz muhabbet ederken vs. Feridun Düzağaç çıkmış haberimiz yok. 😃 (Var da pek takmadık biz.) Her neyse, konser ilerledikçe ve bildiğimiz şarkılar çalmaya başlayınca biz de yavaş yavaş ayaklanmaya başladık. Eğlendik de. Duymayı isteyip de duyduğum şarkılar arasında Alev Alev, Boş Ders Şarkısı ve Dipteyim Sondayım öncelikli olmak üzere Aşkın E Hali, Cumartesi, Düşler Sokağı, FD vardı. Beni sinir eden ise Alev Alev için o kadar “Bir daha!” tezahüratları gelmesine rağmen Feridun’un “Karga” olmasından dolayı söyleyememesiydi. “Bir şarkıyla sesin kısılacaksa hiç konser verme tövbe tövbe!” diyorum buradan kendisine.

Ayrıca bilemiyorum başkaları ne der ama ses siteminin felaket olduğunu düşünüyorum. Geçen seneki Şebnem Ferah konseriyle karşılaştırdığımda ses kalitesi radyo kalitesi gibiydi. Sanki oda arkadaşımın 2+1’ini koysak daha kaliteli ses verecekti o derece. 😃

Ama sonuçta eğlendik mi eğlendik. Daha güzel olabilir miydi, olurdu tabi. Bir sürü madde sayabilirim dünü güzelleştirebilitesi olan… Ama iyisiyle kötüsüyle fena bir başlangıç değildi.

Herkese iyi günler, ben artık ödevimi yapıp raporumu yazayım. 😃