Dolmuşu Su Bastı

Hizmette sınır tanımayan (!), *“herşey”*i Antalya için yapan sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız acaba yağmurda hiç dışarı çıkıyor mu?

Antalya'da Sel 13 Şubat 2009 Antalya'da Sel 13 Şubat 2009   13 Şubat günü dışarıdaydım. Lara tarafından dolmuşa binip Dokuma tarafına gidecektim. Meğerse Dokuma tarafında sağanak yağış varmış. Haberim yok tabi. Hizmette sınır tanımayarak Antalya’yı tramvaya layık gören başkanımız nedense yağmur suyu kanalı yaptırmayı unutuvermiş!

Ana caddelerde, kavşaklarda bile diz boyu su vardı. Vatan Bulvarı'nda henüz yapılan çevreyolu kavşağı tünellerini bile su bastığı için tüneller trafiğe kapatılmış. Demek ki alttan kanalizasyon borusu geçirmeyi unutuvermişler (!). Kendim görmesem de, aldığım duyumlara göre Şarampol'deki tünel de kapanmış. Hani şu trafik durmasın diye yer altından geçit açıp, daha sonra aynı tünelin üstünden tramvayı geçirdikleri kavşak!

Dolmuşla Sigorta'ya doğru yol almaktayız. Trafik zaten tıkalı, yağmur dolayısıyla iyice tıkanmış. Bazı yerlerde su seviyesi kaldırım seviyesini de aşarak hem refüjü hem kaldırımları görünmez hale getirmiş. Allah’tan şoför dolmuş şoförü de kaldırım nerede, yol ayrımı nerede biliyordu, toslamadan yol alabildik…

Dolmuşu Su Bastı Dolmuşu Su Bastı   …derken su seviyesi iyice yükseldi ve dolmuş su almaya başladı. Dolmuşun kapısının altından en alt basamağa usul usul yağmur suyu doluyordu. “Kaptan, batıyoruz!” esprisi geldi arka koltuklardan. En sonunda dolmuşun motoru acı bir sesle istop etti ve sağanak altında Antalya’nın göbeğinde mahsur kaldık.

Mahsur kaldık diyorum, çünkü dolmuşun kapıları açılsa da, ineceğiniz kaldırımı da su basmış vaziyette.

Şoför telefonunda merkezi arayarak durumu ve konumunu bildiriyor, yedek araba istiyor. On beş dakika sonra merkezden gelen çağrı, gelen arabanın da yolda kaldığını bildiriyor. 😄

Bir süre bekledikten sonra yanımızdan başka hatta giden başka bir dolmuş geçiyor. Bizim şoför bizi mecburen ona aktarıyor. Çok şükür o da evimden geçen bir hat. Bu dolmuşçu yer yer güzergâh değiştirerek ve ara sokaklardan giderek de olsa, yolda kalamadan durağıma varıyorum.

Antalya'da Sel 13 Şubat 2009 Antalya'da Sel 13 Şubat 2009   Yol boyunca rezilliği izliyorum pencereden… Raylı sistemi olduğu gibi su basmış. Çallı’da artık üst geçit olmadığı için insanlar çamurun içinden geçmek zorunda. Vatan Bulvarı’nda asfalt çökmüş yağmurdan… Şoför verilen hizmetleri savunuyor: “Belediye ne yapsın? Böyle yağmur yağarsa dayanmaz tabi!” diyor… Ağzının payını veriyorum ona. İnsanoğlu neler yapmamış ki! Eğer doğru düzgün bir sistem kuracak, daha inşaatını bitirmeden dünya rekoru kırdığını iddia eden bir belediye yerine çalışan bir belediye olsaydı, o suların hepsi gidecek bir delik bulurdu.

Eve vardığımda elektriklerin bir saatten daha uzun bir süredir kesik olduğunu öğreniyorum. İşte, size doğru düzgün hizmet sağlayamayan bir kurum daha…

En ironiği ise neydi biliyor musunuz? Biz yolun ortasında öylece kalmışken, karşı yönde suları yara yara geçen propoganda aracıydı. “Antalya hizmetlerin en iyisine layıktır!” diyordu utanmadan.

Yağmuru çok severim, hep yağsın isterim. 13 Şubat günü tam bir saat kırk beş dakika yolda geçse de, sırılsıklam olsam da, bunca rezilliği görsem ve belediyeye sayıp sövsem de, günün güzel geçtiğini itiraf etmeliyim.