Ege Üniversitesi’nin Müthiş Güvenliği

Üniversitemizde yapılan işlere akıl sır erdirilemiyor. Ya biz çok geri zekâlıyız öğrenci milleti olarak ya da kararları alan liderlerimiz hakikaten çok zeki, biz onları seviyesine değil ulaşmak, 200 km. yakınından geçemiyoruz.

Bugün üniversiteye gece geldim. Amacım, bölümün önünde (Bilgisayar Mühendisliği) kilitli bisikletimi alıp, evime gitmek. Gece saat 00:30 falan. Bölümün önündeki kapıdan girmek niyetindeyim kampüse. Ama o da ne? Kapı kapalı, kilitli. Kapının arkasında da iki tane güvenlik var. Diyorlar ki:

-- Kapı kilitli arkadaşlar. Tıpın oradan dolanacaksınız. Bu kapı 12’de kilitleniyor. Rektörlüğün emri. -- ??!!##!!

Ben rektörümüz Sayın Prof. Dr. Candeğer Yılmaz’ı anlamıyorum, ama hakikaten anlayamıyorum! Arkasında iki tane güvenliğin boş boş beklediği bir kapıdan, üniversitenin bir öğrencisi olmamıza ve bunu da <del datetime="2010-03-13T00:02:25+00:00">Vakıf Bank kartlarımızla</del> çok affedersiniz pardon, öğrenci kartlarımızla ispat edebilecekken, kendi üniversitemize alınmıyoruz!

Güvenlikçiler de bir ilginç… Kapının üstünde kocaman bir tabela var. 19’dan sonra kimlik kartı gösterilerek giriş yapılır bu kapıdan diyor. Ben şimdiye kadar benden kimlik kartı isteyen güvenlik görmedim orada. Elimi kolumu sallaya sallaya girdim. Tek ben değil, herkes öyle girdi. Bu kurala uymaya zahmet edemeyen güvenlik, gece 12 olunca bir anda rektörümüzün kulu kölesi oluveriyor!

Gelelim daha mantıksızına… Ege Üniversitesi kampüsünü bilmeyen okurlarım, sanırlar ki kampüs çok güvenli, öğrenciler dışında kimsenin giremeyeceği bir yer. Geceleri de birkaç kapı açık kalıyor sadece, ondan o kapı kapalı. Hiç de bile efendim! Ege Üniversitesi kampüsü, elini kolunu sallayan herkesin girebileceği, içinde her tipi görebileceğiniz, alabildiğine güvensiz bir kampüstür. Kampüsün bazı bölgelerinde, kampüsü dışarıdan ayıran çit bile bulunmamaktadır! Tıp fakültesi kampüsün içinde olup, herkes yer yere elini kolunu sallaya sallaya gider.

ege-universitesi-guvenligi ege-universitesi-guvenligi  

Ve böyle güvenliksiz bir kampüste, öğrenci olduğum halde, kilitli bir kapıyla karşılaştım. Gözümle gördüğüm bisikletime ulaşabilmek için, boş yere dolandım. Kapıdan yine elimi kolumu sallaya sallaya girdim. Bir kişi bile öğrenci kartı istemedi. Tıp fakültesi girişinde bir tane bile güvenlik yoktu üstelik.

Ben terörist ya da tecavüzcü olsam, eminim o kapıdaki güvenlik beni durdururdu, tıpın önüne kadar yürümeyi akıl edemezdim (!).

Ama bu kararı alan rektörlüğe göre, insanları başında güvenlik olan bir kapı yerine, güvenlik olmayan bir kapıdan sokmak için 500 metre yürütmek müthiş bir güvenlikmiş. Güvenliğin önünden geçmek yerine, elimizi kolumuzu sallaya sallaya, kimsenin olmadığı bir kapıdan geçmek daha güvenlikliymiş.

Benim takıldığım nokta da bu: Ya rektörlüktekiler çok zeki, bu yaptıklarının bir mantığı var aslında, ama biz anlayamıyoruz ya da aslında onlar normal insanlar, ama biz tüm öğrenciler olarak hepimiz geri zekâlıyız.

Üniversitedeki Başka Bir Akıl Almaz İş

Altı ay gibi bir süre içerisinde Öğrenci Köyü’ne yeni bir bina dikilebiliyorken bu kadar süre içerisinde kesik olan İnternet’i koca üniversitenin ve koca rektörlüğün getirmeyi becerememesi. Altı ayda yeni bir sistem sıfırdan kurulur insaf! Kimi kandırıyorsunuz? Aslında kandırmanıza gerek yok, koyun meselesi... Ayrıntılı bilgi için buradan buyurun.

Bitirirken

Kapıdaki güvenlik görevlisine de burada yazanları tek tek söyledim. "19’dan sonra kimseye kimlik kartı sorduğunuzu görmedim şimdiye kadar." dediğimde cevabı şu oldu:

-- Yahu siz üniversite öğrencisisiniz, sormadan göstermeniz lazım. Koyun musunuz siz, güdelim sizi? Bu kapıdan geçen herkese nasıl kart soralım?

Güvenlik anlayışımız bu işte. Eminim geçen terörist de, EL-KAİDE kartını gösterir öyle geçer.