Antkart Beyinsizliği

AntKart logo AntKart logo   Efendim, öncelikle Antalyalı olmayanlar için bilgi vereyim: Antkart, Antalya şehir merkezi sınırları içerisinde geçerli olacak bir akıllı kart uygulamasıdır. İzmir Kentkart, Manisa KentKart, Bursa BuKart, Konya Elkart, Ankara Ego, İstanbul AKBİL gibi bir uygulamadır kısaca.

Antkart'ın farkı şurdadır: İster herhangi bir bayiden alınabilir, ya da kendinize özel resimli bir kart almak için Antkart A.Ş.’nin merkezine başvurabilirsiniz.

Eğer kişisel kart alırsanız size şu faydaları dokunur:

  1. Kartı kaybederseniz bildirdiğiniz takdirde 72 saat içinde kartın içindeki bakiyeniz dondurulur.
  2. Eğer indirimli bir kişisel kart alırsanız öğrenci, özürlü, emekli vb. indirimlerinden faydalanabilirsiniz.
  3. Bitti.

Yani kısaca sırf öğrenci geçinmek için ya da artistlik olsun, resmim olsun, diye alınır. Çünkü kartın da içinde olduğu cüzdan kaybedilince içindeki Antkart’a ve içindeki 10 kuruşa değil, kredi kartlarına ve nakite yanar insan.

Ayrıca ister standart, ister kişisel kart alın şu faydaları da vardır:

  1. Cebiniz 10 YTL hafifler. (sanki altın kaplama ya kartlar, İzmir'de neden 5 milyon?)
  2. Sayın başkanımızın torpillisi olan bir şirkete milyonlar kazandırırsınız. (tahminim)
  3. Diğerleri.

Şimdi olayların saçmalaştığı yere gelelim. Benim üniversite kartımın arkasında “Bu kart sahibi Türkiye’nin her yerinde Üniversite Öğrencilerine sağlanan kolaylıklardan faydalanır.” yazmaktadır. Ama Antalya’da eskiden beri bu yeterli gelmemektedir. Zira eskiden dolmuş ve otobüsçüler bu kartı beğenmeyip paso rica ederlerdi. Şimdi de Antkart için ayrı bir öğrenci kartı almamız şart olmuş.

Bu kötü bir şey değil. İnsanlar öğrenci kartı ya da belgesiyle başvurup öğrenci Antkart’ı alabilir, bu doğaldır diye düşünüyorum. Ta ki:

Evet, şimdi dünyanın en ama en saçma, en çok adam ayıran, öğrencileri hiçe sayan, sırf para kazanmak uğruna istenmiş bir belgeyi sunuyorum size.

Öğrenci Antkart’ı almak için eğer Antalya dışında okuyorsanız ANTALYA’DA İKAMET ETTİĞİNİZE DAİR BİR BELGE ALMANIZ GEREKİYOR. Yani siz Antalya’da kalmıyorsanız sizin öğrenciliğiniz gözünü para hırsı bürümüş (kişisel düşüncem) bazı kişileri ilgilendirmiyor.

Şükür ki Antalya’da ikamet ediyorum ki bu belge de sorun olmadı. Öğrenci belgem de vardı. Gittim başvurmaya… Antalya’nın merkezindeki (!) Antkart A.Ş. binasında GELEN TÜM ANTALYALILARA kaç kişi hizmet veriyordu biliyor musunuz?

3 😄

Şaka değil! Sadece üç kişi kart vermekle ilgileniyordu. Antalya’nın nüfusu 1.700.000 civarında bir rakam. 200.000 kişi kart almayacak olsa eder bir buçuk milyon. 3 kişi kart verdiğine göre GİŞE BAŞINA 500.000 (BEŞ YÜZ BİN) kişi kuyruk eder! Bunu görüp de başka merkezler açamayacak BEYİNSİZLİK kimde görülmüştür? Arkada bir işler dönüyor ama… Torpil mi rüşvet mi nedir acaba?

AntKart A.Ş. binası günde 500 kişiyle ilgileniyormuş. Antalya nüfusunu bir buçuk milyon alırsak eğer, tüm Antalyalıların kart alması 3000 gün sürer ki bu da 100 ay o da 8 YIL EDER!

Nasıl hizmet? Süper dimi?

Bir de orda bize köpekmişiz gibi davranmaları yok mu, o da bir ayrı hüzünlendirir insanı… “Ooo bugün yine dolmuş burası, yarısı alamayacak…” “Bak ucundan yırttın yine tam %50 özürlüsün. %49 olsa kart alamıyosun.” gibisinden dalga geçmelerinden tutun, 70 yaşındaki teyzeden 7 yaşındaki velete kadar hepimizle senli benli konuşmalarından mı devam etsem, suratsızlıklarından mı, içerideki bürokrasiden mi yoksa bugün git yarın gellerden mi?

Değerli okurlarım, tabi günde 500 kişiye bakılınca ve bunu bilmeyen, böyle “mantıklı, müthiş ve seviyeli” bir uygulamanın yapılacağını “düşünemeyen” (!) bir buçuk milyon Antalyalı bankaya gider gibi günün bir saatinde gidiveriyor gerekli belgelerle Antkart merkezine. Şehir merkezi (!) ya iki adımlık yol zaten, sanki herkesin yolunun üstü. Ve ne görüyor numaratörün ekranında? Şöyle bir yazı:

“Yarın daha erken bir saatte gelip numara alın.”

Ha sağol, bunu okumaya gelmiştik biz de! E tabi bir buçuk milyon Antalyalı ve üç gişe! Cumhuriyet tarihinin en uzun kuyruğu!

Antkart genel merkezindeki yazı Antkart genel merkezindeki yazı   Ben de “daha erken bir saatte” gittim küfrederek içimden tabi. Saat 09.30 ve ben kapıdayım. Kapıdayım diyorum çünkü içeri giremiyorum kalabalıktan. Kapıda beni bir yazı karşılıyor. “Lütfen sıraya girip sıra numarası alınız.” İşte başladık! Şaka gibi! Bir de caddelerdeki billboardlarda yazmaz mı Sayın Başbakanımız Tayyip Erdoğan’ın ağzından bir söz: “Antalya hak ettiği hizmeti alıyor!” Evet, Başbakan gör sıraları, ananı da al gel gör* girdiğimiz sıraları, aldığımız hizmeti. Köpek muamelesi gördüğümüzü bilerek ya da bilmeden o yazıyı billboardlara astırarak “Siz bir hiçsiniz!” dediğini farkına var.

Sıra numarası almak için sıraya girdim. Sıra numarası aldım. Numaram 306, işlem gören numara 40. 😄 Saat daha 09.30! Nasıl hizmet ama! Antalya hak ettiği hizmeti mi alıyordu Başbakanım? Menderes Türel Bey?

Ve bunu Antkart AŞ. farkında değilmiş gibi sürdürüyor, daha fazla işçi ya da ek şube gibi şeylere zahmet etmiyor. Biz onların köpekleri olmaya ve üstüne de 10 YTL para bile vermeye devam ediyoruz!

Bunlara bir cevap istiyorum Sayın yetkililer? Neden kuyruk, neden ikametgah, neden Antkart A.Ş.? Daha iyi hizmet verecek bir şirket bile girmedi demeyin sakın ihaleye… Neden işinize gelmedi anlatın bana! <del datetime="2008-02-21T14:07:32+00:00">(Antkart müşteri hizmetlerine elektronik posta atmış bulunmaktayım ve cevap bekliyorum.)</del>

Ve bir şeyi daha merak ediyorum… Bu aldığımız kart toptan geldiği için en fazla olsa olsa 1.5YTL değerindedir. Kişi başı 10YTL alındığına göre 8.5 YTL kar vardır. Antalya 1.5 milyon kişi olduğuna göre 12 milyon YTL civarında bir ciro elde ediyorsunuz? Bunu ne yapıyorsunuz? Cebe mi? 😃 Bir zahmet giderlerinizi de söyleseniz… Aldığınız cihazlar mı? Tanesi 300 milyon olsun yine kurtarmadı… Yazılım mı 500 bin YTL olsun yine kurtarmadı… Binanızda gereksiz yere yan yana dizdiğiniz onlarca plazma TV mi? Onlar bile bu parayı karşılamadı! Nereye gitti bu gelir? Anlatsanıza!

İzninizle Muratpaşa Belediyesi’nin sloganıyla bitiriyorum yazımı:

“İnsanlara gülen, insanları gülen bir Muratpaşa için çalışıyoruz.” İnsanlara gülen: Salak, belediye çukuruna düştü hiho hiho! İnsanları gülen: Anaa kuyruğa bak lan. (delirme eşliğinde isterik gülmeler)

Yazıklar olsun! Vereceğiniz hizmetin de, sizin de…

<del datetime="2008-02-23T23:55:30+00:00">Antkart Müşteri Hizmetleri'ne yazdığım elektronik posta dolayısıyla mı, yoksa Google'dan sitemin bulunup yazımın okunmasından dolayı mı bilemiyorum ancak Antkart benimle iletişime geçti. Yarın (Cuma) Antkart Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sayın R. Yiğit Tunçel ile görüşmek için Antkart Genel Merkezi'ne gideceğim. Kendisine de söylediğim gibi, hikâyeyi onların ağzından da dinleyip, onların bu konuda düşündüklerini de bir başka yazımda burada paylaşmak istiyorum. Açıkçası benimle iletişim kuracaklarını hiç sanmıyordum, şaşırdım ve mutlu oldum.</del>

Antkart'tan Yiğit Tunçel ile görüşeceğimi söylemiştim. Görüştüm ve yeni bir yazı daha yazdım. Bunu okuduysanız şimdi de onu okumalısınız. Buraya tıklayarak gidebilirsiniz.

  • Tayyip Erdoğan'ın kendi sözünü kendisine karşı kullandığımdan kabalık sayılmamalıdır. ** Yazıda ifade edilenler yaşamış olduğum Antkart macerasının bir özetidir, insanları yanıltmak amacıyla abartılmış bir yanı olmadığı gibi, insanları biraz sorgulamaya yöneltmek, ama daha çok Antkart'ın bana yaşattıkların güncemde yer alması amacıyla yazılmış bir yazıdır.