🎈 Hayat

Akdeniz Üniversitesi Göz Numarası Bile Veremeyen Hastanesi

29 Ağustos 2008 Cuma günü Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göz Polikliniğine gittim. Oluşan kuyruklar nedeniyle 3 ay sonrasına randevu veriliyordu. Yani anlayacağınız dün muayene olmak için almış olduğum randevum taaa Haziran ayında alınmış bir randevuydu.

Randevu alırken amacım açık ve netti: “Kontak Lens Numarası almak.” Tabi kimse bana niçin göz doktoruna gitmek istediğimi sormamıştı o başka.

Dün saat 13.30‘da olan randevum için hastaneye 13.15’de geldim. 13.45’e kadar sekreter kuyruğunda bekledim, giriş işlemimi tamamladım ve numaramı aldım. Öyle bir saçmalık var ne yazık ki. Randevu alıp randevu saatinde geldiğiniz halde tekrar sekreter kuyruğuna girip bu sefer poliklinik sıra numarası almanız gerekiyor.

Aldım numaramı 1. poliklinikte 4. hastayım. Saat 14.15 gibi doktorlar geldiler. Poliklinik 1 için numaratörde 1 göründü. Birinci hasta içeri girdi. Bekle… Bekle… Bekle… İyi muayene eder Akdeniz, insanlarla ilgilendiğinden muayeneler de uzun sürer haliyle. Ama bu bir kişi tam bir saat boyunca içeride kalmaz ki? Ameliyat mı yapıyorsunuz? Kalmamış da zaten… Polikliniğe girenler sayısız! Numarası gelen gelmeyen içeri atlıyor. 1 kişi çıkıyor 5 kişi giriyor… Arada muayene olanlar var… Yok efendim glokom polikliniğinden gelen hastalarmış, yok şuymuş yok buymuş… Saat 13.30’a verilen randevuma ancak 15.00’da girebildim. (4. sırada olmama rağmen) Doktor hastane gözlüklerinden taktırdı, başladım duvardakileri okumaya… Bir türlü netleyemiyorum, hep çift görüyorum. Neden mi? Çünkü üniversitenizin o mükemmel hastanesinin gözlükleri BOZUK! Doktor Bey gitti başka bir gözlük aldı geldi. Onu taktım. Zar zor görmeye başladığım zaman gözlük numaramı tespit etti: 7 numara miyop. Çıkardım hastane gözlüklerini 6.5 numara olan kendi gözlüklerimi taktım ve 7 numara gözlük ile zorla okuduğum o yazıların hepsini TAKIR TAKIR OKUDUM!

Yani BECEREKİKSİZ AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ GÖZ DOKTORU K. BANA DAHA DOĞRU GÖZLÜK NUMARASI BİLE VEREMEDİ!

Adama gözlük değil, kontak lens numarası istediğimi söyledim. Onun için kontak lens polikliniğinden numara alamam gerektiğini söyledi. Ona ayrı bakılıyormuş.

Gittim ona randevu almaya… Hangi tarihe verseler beğenirsiniz? Ekim 7! Yani ben çoktan İzmir’e gitmişim…

Pardon da ben lens için ayrı bir poliklinik olduğunu nereden bileyim? Bundan sonra randevu alırken “Cildiye Polikliniği” mi diyeyim, yoksa “Benim sağ kaşımın hemen üstünde minik bir sivilce çıktı polikliniğinden numara almak istiyorum.” mu diyeyim? Göz polikliniğinin canım sekreteri neden zahmet edip beni bilgilendirmedi? Ben neden 3 ay boyunca boşu boşuna bekledim? Göz numarası bile doğru veremeyen bir üniversite hastanesinin diğer göz tahlillerine nasıl güvenirsiniz?

Bunu dosdoğru Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesi Halkla İlişkiler Ofisine şikâyet ettim. “Efendim ben sizin şikâyetinizi sözlü olarak alayım ama bu durumda bir şey yapmam mümkün değil.” dediler bize. Hatalı bir muayene ve güme giden üç ay da benim oldu! Hasta memnuniyeti %100 (!) bu üniversitede!

Akdeniz Üniversitesi’ne güvenirdim! Artık güvenilmez ve dandik bir göz polikliniği olduğunu düşünüyorum.

Akdeniz Üniversitesi Göz Numarası Bile Veremeyen Hastanesi 30 yorum aldı.

  1. emin ol daha kötüleri de var. Gözlerimde sorun olduğunu fark ettiğim zaman Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi olarak bilinen nam-ı diğer Balcalı’ya göz muayenesi için sıra talebinde bulunduğumda gelen cevap ” 2008 için polikliniklerimiz dolu, ancak 2009’da bi tarih verebiliriz” oldu maalesef.

  2. sıkma canını gel burada medikoya gidersin hiç sorun çıkarmazlar doktor sana lens satmaya çalışır o kadar 🙂 ben aldım memnunum 🙂

  3. akdeniz üniversitesi göz doktoru doc . dr. yusuf akar’a sonsuz teşekkürler……………………………….. bize akdeniz üniversitesininde iyi ve deneyimli doktorları barındırdığını bir kere daha kanıtlamış oldu
    hastalarına gösterdiği yakın ilgi övülmeye değer

  4. saçmalık bi uygulama malasef orda bende muane oldum yada olmaya çalıştım sanki kobay gibisiniz.benim gözüme 100 doktur baktı 1 doktur diyerleri ögretim üyesi ardıgımıda bulamadım.muane için ankaraya gittim:).ne diyelim b.ktan bir hayat

  5. sen bi konuşma göz hücrem öldüydü atık nakilden sonra gözümde lens bile var ve artık önceye göre çok daha net görüyorum

  6. Ben Akdeniz Üniversitesinde defalarca muayene oldum. Ülkemizin genel durumunu yansıttığı şekliyle tabiki kalabalık. Hangi kamu hastanesine gitseniz bugün kalabalıktır. Yukarıdaki bence çok terbiyesizce yazılmış bir eleştiri yazısı. Adeta doktorlardan ve hastaneden hınç almak için yazılmış. Her giren hastanın saatlerce kaldığını söylüyorsunuz ancak 14:15’te başlandığını söylediğiniz muayenede size 15:00′ da sıra gelmiş. Yani 45 dakikada. Buna göre sizden önceki hastalar 15’er dakika muayene olmuşlar, ki bu da çok normaldir. Numaranızın doğru tespit edilememsinin nedeni de bence sizin psikolojik bozukluğunuzdan muhtemelen.

    1. Hiç terbiyesizce değil. Benim de gözümdeki sorunu anlamadılar, kaç kez izahım sonucu anlayıp sıraya girdiler görmek için. A aaa ilk kez görüyorum demek buymuş dediler, yani ilk kez bende gördüler ve onun heyecanıyla beni unuttular, göz numarası da aynı şekilde, görmüyorum diyorum, siz zaten bundan daha iyi göremezsiniz diyor. Oysa Ankarada gittiğim her dr ve hastanede sağlıklı sonuç almıştım.Benim de mi pisolojim bozuk? Kim bilir belki de Akdeniz psikoloji bozuyordur,hiç aklıma gelmemişti, iyi ki söylediniz, bir de bu açıdan değerlendireyim.

  7. Merhaba @SELMA Hanım: Eğer gerekli konstantrasyonu sağlayayıp rakamlara dikkat eder ve yazıyı da okursanız göreceksiniz ki, bana “muayene olma saatin 13.30” 13.30’da burada ol demişler. Ama doktorlar zahmet edemedeğinden 14.15’te gelmiş. Madem 14.15’te gelecekler 14.30’a verselermiş randevuyu… Değil mi?

    Saat 13.30′a verilen randevuma ancak 15.00′da girebildim. (4. sırada olmama rağmen) bu cümle normalde dediğimi açıklıyor ama herhalde gözünüzden kayıverdi… Belki de hatalı numaralardandır.

    Lens konusuna zaten bir şey diyememişsiniz.

    Gözlük numarasının hatalı tespitine ise öyle mükemmel bir neden sunmuşsunuz ki diyecek bir şey bulamadım. Evet ben aslında psikopatın tekiyim, tek amacım doktorları yanıltmak ayrıca manisaya yatırmazlarsa dünyayı ele geçirmeyi de düşünüyorum. Bunlar da aklınızda olsun, hani belki beni dünyayı ele geçirmeden engellemek isterseniz.

    Gerçekleri anlatmak terbiyesizlik oluyorsa, buyrun kafanızı toprağın altına sokun. Daha da iyisi hiç buraya uğramayın. Açıkçası umurumda değil. (Kesin psikopat olduğumdandır)

    İyi akşamlar

  8. Öncelikle bir önceki mesajımı cesaretle yayınladığınız için teşekkür ederim. Umarım bunu da yayınlarsınız.
    Ben 28 yaşında bir bayanım ve çocukluğumdan beri Akdeniz Üniversitesi Göz polikliniğinde göz muayenemi oluyorum. Daha önceleri babam götürürdü, şimdi kendim gidiyorum. Verilen saatlerde muayene olamıyorum doğru, ama bu daha önce yazdığım gibi tüm kamu hastanelerimizin bir sorunu. Ülkemizde kişi başına düşen hastane ve doktor sayısı yetersiz. Ancak hiç değilse bu tür hastanelerde özel hastanelerde olduğu gibi bize “üzerinden para kazanılacak nesne” olarak bakmıyorlar.
    Bizim sizin gibi kalkıp İzmir’lere filan gitme şansımız yok. Bizim Antalya’mızda büyük hastane olarak burası var kusura bakmayın. Ben de zaman zaman buradaki muayene kalitesini sorgulamışımdır çünkü burası bir eğitim hastanesi ve poliklinikte asistanlar bulunuyor. Bir kere iyi muayene olamadınız diye bu hastaneyi internette afişe etmenizin ve “beceriksiz göz doktoru, dandik göz polikliniği, güvenilmez hastane” gibi ağıza alınmayacak aşağılamaların yazınızda bolca geçmesi nedeniyle psikolojik durumunuz hakkında yorumda bulundum ve hala aynı fikirdeyim . Terbiye sınırlarının çoktan aşıldığı bir eleştiri yazısı. Kesinlikle yapıcı değil, tersine yıkıcı. Bu nasıl bir intikam duygusu ya? Ayrıca bu ne sorumsuzluk, bilemiyorum ama muhtemelen yaşınız çok genç.
    Bu hastaneyi bu kadar savunmak size mi düştü diyebilirsiniz. Devamlı giden bir hasta olarak EVET. Eleştirelim, kötü yanlarını söyleyelim, düzeltilmesini isteyelim ama bunun uslubu kesinlikle sizin yazdığınız şekilde olmamalı.

    1. @Selma: Her zaman yayımlarım. Yeterki saçma sapan şeyler olmasın, her türlü görüş burada yer bulur. Evet yaşım genç. Biz de ne yazık ki İzmir’lere gidemiyoruz, üniversitem burada olduğu için mecbur buradayım. Zorunluyum.

      Şimdi gelelim niye eleştirilerimin bu kadar sert olduğuna:
      * Size göre: Psikolojik. (belki de öyledir)
      * Bana göre: Başka türlü sesimizi duyuramıyoruz bu ülkede. İlk yazılarımda normal yolları denedim. Eleştirirken daha insaflıydım ama firmalar, kurumlar takmadı beni. Ancak bir defa sert eleştirmeye başladığımda, fark ettim ki firmalar tırsıyor. Ciddiye alıyorlar ve beni (zahmet oluyor ama) dinliyorlarr. Şöyle ki, firmanın birine defalarca şikayette bulunmama rağmen beni umursamadılar. Ancak blogumda bir güzel eleştirdim, günlük 1000 kişi okumaya başlayınca, birkaç gün sonra bizzat telefonla arayarak genel merkezlerine davet ettiler. Genel müdür yardımcısı bizzat anlattı firmayı bana.

      Bu sadece bir defa olmadı. Hep böyle gitti. ve fark ettim ki, bağırmadan iş yapamıyorsunuz bu ülkede. O kadar az kişi kalmış ki, insanca konuşunca anlayan… Mesela Kamil Koç bunlardan bir tanesi ve hayran olurum kendilerine.

      Akdeniz Üniversitesi’ne sayıp sövmeden önce halkla ilişkiler merkezine gittim (yargısız infaz yok), derdimi anlattım. Telefonda nasıl yanlış yönlendirildiğimi, aylardır beklediğim randevunun nasıl yanlış yere verildiğini, bunu kimsenin umursamadığını, mağdur olduğumu anlattım. “He he” den ötesini demediler. Bildiğin “ya konuş sonra çek git” havasındaydılar. Önceki yorumda ve yazıda başıma gelen diğer saçma sapan olayları da okuyabilirsiniz. Onları ancak böyle bir yazı paklardı ve yazdım.

      Kusura bakmayın ama bir hiç uğruna birkaç ayım boşa gidince ve tüm gün ayakta bekleyince ancak bu kadar “nazik” (!) bir yazı yazabiliyorum.

      Ancak herkes aynı düşünmeyebilir. Madem siz memnunsunuz, hoşunuza gidiyor, siz de eğer varsa kendi bloğunuzda yoksa burada memnuniyetinizi anlatan bir yazı yazın. Türkçe imla ve noktalamaya uygun yazınızı yazın, bana gönderin, gelin sizi web sitemde konuk edeyim. İnsanların başka bir açıdan daha bakmasını sağlayın.

      Benim için hava hoş. Her türlü bakış açısı burada yer bulur.

  9. Bir mühendis yanlış proje yapar düzeltir, bir şoför yanlış yola sapar ilk dönemeçten döner, bir spiker yanlış haberi sunar düzeltir ancak açık olan bir gerçek var ki sağlık gibi bir konu hata yapmaya müsait değildir. Ve bir insan “sağlıkçı” oluyorsa bu sorumluluğun altına girmiş demektir. Bir doktor göz numarasını yanlış hesaplıyorsa o doktora verilen tepki kim nasıl sıfatlandırırsa sıfatlandırsın yerinde bir tepkidir. İnsanın gözünden bahsediyoruz. Ya da bir insan sağlık hizmeti alacaksa bunu en mükemmel şekilde almalıdır. Çünkü sağlık ya sağlık hizmeti alınacak, yapılacak en ufacık bir hata en ufacık bir dikkatsizlik nelere mal olabilir belli değil yani. Bu konuda verilen bir tepkinin derecesi ölçülmemelidir bence. Ha madem ölçülecek, madem yiğidi öldürüp hakkını vereceğiz o zaman insan önce neyi savunduğuna bir bakmalı.

    Selma diye bir bayan kalkmış bir sağlık kurumunu, hastaneyi, doktorları savunuyor çünkü oradan bugüne kadar tatmin edici hizmetler almış. Ancak önce neyi savunduğunun farkına bir varsa çok daha iyi olacak, sırf hoşuna gitmeyen üslupta bir yazı yazıldı diye tepki vermek pek yerinde olmuyor.

    Bir sağlık çalışanı daha göreve başlamadan yapacağı işin insana hizmet olduğunu bilerek yetişiyor. Amacı insana hizmet olan kişi ya da kurumlar insanların memnuniyetinden de sorumludur. Bir insan aldığı hizmetten yetinmiyorsa o hizmetin en doğrusunu ona sağlamak onların görevleridir. Ve bunun bilincinde olan “gerçek” bir doktor bu yazıyı okuduktan sonra hizmetten memnun kalmayan hastanın bu tepkisini yerinde karşılar. Yapıcı davranır ve selma bayanın verdiği gibi bir tepki vermez. Doktorluk bilincinde olan insan bunu yapar. Birazcık düşünen insan da bunun böyle olması gerektiğini anlar.

    Biz de bence hoşumuza gitmeyen bir şey gördüğümüzde balıklama atlamak yerine önce neyi savunduğumuzu bi düşünelim.

  10. “beceriksiz göz doktoru, dandik göz polikliniği, güvenilmez hastane” gibi ağıza alınmayacak aşağılamalar diye bahsetmiş selma hanım. Terbiye sınırlarının çoktan aşıldığı bir eleştiri yazısı diye de eklemiş.
    Sevgili selma hanım, madem ağza alınmayacak kadar terbiyesizce konuşulmuş o zaman gider gerekli yerlere şikayetinizi yaparsınız ancak ben beceriksiz, dandik, güvenilmez gibi kelimelerin ağza alınmayacak kadar terbiyesiz olduğunu düşünmüyorum. Ağza alınmayacak kelimelerden örnekler isterseniz verebilirim karşılaştırır bakarsınız dandik ya da beceriksiz ne kadar terbiyesizmiş. Kişisel iradenizle karar verirsiniz.
    Ha ayrıca “Eleştirelim, kötü yanlarını söyleyelim, düzeltilmesini isteyelim ” demişsiniz ancak bir insan bunu kendi blogunda gayet de terbiye sınırları içerisinde olan “beceriksiz” kelimeleriyle dile getirdi diye o kişinin psikolojik durumunu sorgulama gibi küstahça bir tavır sergilemekten de çekinmiyorsunuz. Merak ederseniz dandik kelimesini ağza alınmayacak kadar terbiyesiz olarak görüp “gözünüz psikolojik durumunuzun bozukluğundan yanlış ölçülmüştür” gibi yerinde bir yorum yapabilek mertebeye erişmişseniz sizin psikolojik durumunuz ne kadar sağlıklı?
    evet evet soruyorum göz numarasını ölçen doktora beceriksiz demek mi bozuk bir psikolojinin eseridir yoksa beceriksiz kelimesini ağza alınmayacak kadar terbiyesiz olarak görmek veya göz numaran psikolojin yüzünden yanlış ölçülmüştür demek mi bozuk bir psikolojinin eseridir

  11. ayrıca sizin çocukluğunuzdan beri tatmin olmanız arkadaşıma yapılan hatayı takdir edersiniz ki düzeltmiyor malesef. ülkemde sağlık kurumları düzensiz ve yetersiz evet. ancak biz selma hanım çocukluğundan beri o hastanede tedavi oluyor ve mutlu diye bu konudaki rahatsızlıklarımızı dile getirmeyecek miyiz? hayır efendim getireceğiz. selma hanım ve onun gibiler de gereksiz muhalefetlerini sergileyip saçmalayacaklardır eminim. rahatsız olduklarımızı dile getiriyoruz diye olmadık kelimeleri olmadık şekilde yorumlayıp laf edeceklerdir tabi ki. eğer hakaret içerdiğini düşünüyorlarsa gerekli yerlere şikateye başvurmamak için bir nedenleri yok tabi. ancak biz evet napalım ülkemin sağlık kurumu yetersiz diyim susarsak, haklı tepkilerimizi söylemezsek biz o hizmeti hak ediyoruzdur.
    hastaneyi internette afişe de etsek yeridir başka şeyler yapsak da. ha ayrıca bir insanın karşılaştığı sorunu kişisel blogunda okuyucularıyla paylaşması olayını da “hastaneyi internette afişe etmek” olarak nitelendirebilecek derecede psikolojiye sahip selma hanımı bir kez daha anmadan edemeyeceğim.
    bana sorarsanız da asıl terbiyesizlik, terbiyesiz olduğunu iddia ettiğiniz birine olmadık ithamlarda(psikolojik sorunlu olduğunu ima etmek gibi) bulunmaktır sizin yaptığınız gibi.
    evet selma hanım yaşım sizden ufak ancak 28 yaşında olup da yanlış sağlık hizmeti aldığı yere dandik diyen bir insanın psikolojisini sorgulayacak hakkı kendimde bulma olgunluğuna erişemedim sizin gibi. ben hala insanların verdiği tepkileri yaşadıkları olaylara göre değerlendiriyorum. sizin de bu anlamsız öfkenizin nedenini düşündüm biliyor musunuz? bence durum tamamen psikolojik.

    1. @Selma: İzmir’e gelirseniz, ikimizle de tanışma fırsatı bulursursunuz. Hatta onu geçtim, fotoğraf galerisine bakmaya zahmet ederseniz, birlikte fotoğraflarımızı bile bulursunuz.

  12. Ben Umut’um. Hepimiz Umut’uz. Hepimiz Ermeni hepimiz Hrant olduk gerektiğinde. İşte şimdi de Umut olma zamanı. Hepimiz Umut’uz.

  13. Evet tanışmayı çok isterim ama sadece sizinle. Cansiperane sizi savunan (sanki çok ihtiyacınız varmış gibi) ve dışardan konuya müdahil olmaya çalışan “durumdanvazifeçıkaran” arkadaşla değil. Ve bir de Antalya da. Çünkü anladığım kadarıyla siz Antalya’yı biliyorsunuz ben İzmir’i bilmiyorum. Belki beraber Akdeniz Üniversitesi Göz Polikliniğine gideriz. Birşeyler değişmiştir belki siz görmeyeli.

    1. @Selma: Bana istediğinizi söyleyin, istediğiniz kadar eleştirin ama arkadaşıma sakın ama sakın laf etmeyin. Gözlerim çok şükür sağlam, ama gidecekseniz size eşlik edebilirim. Şubat 10 gibi geliyorum.

  14. selma hanım yine selmalığınızı göstermiş ve akdeniz üniversitesi hastanesini sanki cansiperane savunmamış gibi haksız olduğunu ve saçmaladığını gördüğüm bir insan karşısında konuşmamı yersiz bulmuş. ha bu arada ben umutu cansiperane değil cansiparane savundum. eğer savunmam dahilinde yanlış bir yer görüyorsanız, benim sizinkinde gördüklerim gibi siz de söyleyebilirsiniz. ama galiba bulamayacaksınız çünkü ben sizi sizin umuta yaptığınız itham ve gerçekten aklı yerinde birisinin verebileceği türden olmayan tepkilerle kınamadım.
    ayrıca neden olaya bu kadar dahil olduğumu bilmek isterseniz de söyleyeyim. bir insanın bir şeyi eleştirirken eleştirdiği konunun aynısını hatta daha beterini hayatına uygulaması ve başka bir insan hakkında saçma ithamlarda bulunacak hakkı kendinde bulması beni oldukça rahatsız ediyor.
    bir insanı haklı gördüğü bir dostunu savunması durumdan vazife çıkarmaksa buyrun öyle olsun. evet durumdan vazife çıkarıyorum.

  15. Umut bey o sırada ben de Antalya dışında tatilde olacağım, sanırım ancak yazın görüşebiliriz. Bu arada sayfanızı da beğendim. Tamamen tesadüfen gördüm Akdeniz Üniversitesi ile ilgili bilgi ararken Web’de. Son söz olarak yine de size tavsiyem daha önce söylediğim eleştirel kelimelerinizi belki biraz yumuşatmayı düşünürsünüz. Sağlıcakla kalın. Ayrıca benim mesajlarımı da yayınladığınız için teşekkür ederim.

  16. merhaba bende miyop hastasıyım bildiğiniz üzere her sene kontrol-tedevi olarak numarayı güncellemek gerekir. Bende her sene ya erciyes üniversitesi göz hastalıklarına yada mayagöz hastahanesine RANDEVUSUZ olarak gidiyorum halimi arz edip uzaktan geldiğimi bildiriyorum (HER SEFERİNDE) araya flan sıkıstırıorlar bi şekilde muayene ediyorlar. Muayeneye gelince doktorlar bi kere soruyor problemin ne diye bende uzak yerleri bulanık ve seçememe sorunum var diyorum yani miyopum diyorum adam en fazla 3-4 bilemedin 5. cam değiştirişinde bana öyle bi görüntü netliği ve kusursuzluk sağlıyoki anlatamam. yani kısacası bu işler biraz sans işi olmakla beraber uzman kadronun tecrübe derecesiylede alakalı.. saygılar…..

  17. Bence konuyu çok uzattınız.Hiç gerek yo du bence bu kadar abartıya.Ama umut biraz haklı bence.Çünkü 1.30 diye randevu veriyorlar ancak 2.30,3.00 gibi ancak muayene olabiliyoruz.oda baştan savma .Bizde manavgattan 1 saatlik yoldan geliyruz hiç güzel ilgilenmiyorlar.Geçenlerde bende kızımı 12 yaşındaki kızımı üroşoji ve dermatolojiiye götürmek için randevu aldım.Birine sabah8.00da verdiler,ancak 10.00da girdik kızımın alt ıslatma sorunu vardı adam oturduğu yerden bile kalkmadı tahlil bile istemedi,tamamen davraniş dedi ve bizi gönderdi.2.side 1.30 dendi. 12.30 da sekreterliğin önünü bekledim,ancak 1.30 a açıldı .ilk numarayı aldıktan sonra beklelmeye başladım.2.00 2.15 gibi muayeneye başlandı.Benden sonra öbür 2.3.4.5..polikiliniklere alan kişiler.benden önce muayene olup gittiler.

  18. Yarım kalmıştı yorumum devam edeyim.diyodum ki benden beklemekten sıkılıp bakmaya gittim.Doktor bey tlf de sohbet ediyor.Kapıyı tıklattım içeri girmmemi söyledi ve kızımla girdik.Oturduk beklemeye devem.Bi 15 dk daha bekledikten sonra lütfetti doktor bey şikayetimizi sordu .kızımın yüzündeki ergenlik sivilceleri çok yoğunlaştı , daha önce tedavi oldu. Manavgatta ama faydası olmadı onun için getirdim dedimOturduğu yerden kalkmadan bir krem yazdı bide vücudu kaşınıyor sürekli dedim onada yine uzktan bakarak stres ten diyerek bir krem ve bir hap ta onun için yazdı ve tamam dedi.ben bir tahlil yaptırmasını bekliyodum ,dediğim gibi oturduğu yerden kalmadan teşhis koydu.Sabah 6.00 kalkıp 7.00 da yola çıkıp.1 saat yol gittikten sonra dukduklarımız ne komik yada ne acı değilmi?.biri davranış dedi koca 12yaşındaki kıza alt ıslatmasına ,diğeride stres dedi geçti ve gönderdi.Bizim emeklerde böylece hüsran oldu.Ama genede mecbur olunca bi umut diye gidiyoruz her seferinde .ama sonuca hiç ulaşamıyoruz,hiç bir seferinde.

  19. arkadaslar merhaba yazılanları tesadüfen okudum bişeyler yazma gerği duydum izninizle . kendim antalyada gözlükçüyüm yukarıdaki gibi akdeniz üni. hast. kötü bi kurulus değil elbetteki sağlık çok önemli ama her doktorun yüzde 5 lik gününde olmadığı bi zaman vardır ona rastgelmişsinizdir yazılan reçeteleri etraflıca takip ediyorum yüzde 91 lik payla doğru zaten on doktordan 8 i farklı yazar hastaya ve farklı davranır en basit örnek şu an üniersitede bulunan prof.yaşar hoca dünyagöz e gidip de yanlış yazılmış bir reçete yüzünden 6 yasındaki bir cocuğun sasılıgını engellemistir o zaman yasar hoca da kötü müdür hastane kötüyse: memnun olmayan gitmez seçim özgürlüğü var dersenizki sağlık bu sakaya gelmez elbette gelmez ama birazda o insanları bi düşünün günde 60 farklı insan a dert anlatıyorlar 60 farklı düsünceye bişeyleri empoze ediyorlar kolay deği ayrıca l yusuf hocada türkiyedeki en iyi oftal.cerrahlardan biridir yasar hoca da en iyi cocuk göz sağlığı uzmanlarından ilk 3 te yer alır

  20. Özel bir tıp merkezi, hastaneye gittiğinizde durum nasıl? onlarda insan, onlarda doktor. 1000 kişiyede baksalar, en kıl insanlarlada muhatap olsalar ilgiyi alakayı elden bırakmıyorlar,neden?. devlete bağlı bir sağlık kuruluşuna gittiğinizde ne derseniz diyin durum aynı değil. geçenlerde hamile olan eşime kan tahlili için antalya e.a.h'ne gittik, kan merkezinde kan vericez haliyle eşim aç karına gitti. kan merkezinin önü ana baba günü, görevliye kan vereceğimizi söylediğimde sistem olmamasından dolayı şuan alamıyoruz dedi. o kalabalıkla hep beraber yaklaşık 1 saat çıt çıkartmadan bekledikten sonra artık bir şeyler yapmanın zamanı geldi diyerek kan merkezi görevlisine sistemin gelip gelmediğini tekrar sordum, hayır yanıtını alınca o zaman yaklaşık 1 saatten beri eşimin hamile ve aç karına kan vermek için beklediğini fakat sistem olmadığından dolayı kanının alınamadığını falan belirten bir tutanak tutularak, sistemin olmadığını söyleyen siz görevliler tarafından da bu tutanağın imzalanarak derhal tarafıma verilmesini istiyorum, çünkü sistemin olmamasından sorumlu kişiler hakkında şikayetçi olacağım dedikten sonra ne oldu biliyormusunuz? 🙂 tamam sakin olun beyfendi eşiniz geçsin kabine oturup beklesin bi bakalım dediler, yemin ediyorum anında eşimin kanı alınıp raporu verildi. burda benim aklıma şu geldi, sanırım hastalar ara ara geleceğine kapıya biriksin biz sonra tek tek alır hepsini 1 saat içinde hallederiz düşüncesi. yazık, yemin ediyorum yazık. bu insanlar hasta yaa, zaten halsiz, bitkin, keyifsiz…gerçekten işinin hakkını veren değerli sağlık kuruluşu çalışanlarını tenzih eder, saygılar sunarım.

  21. ben böyle sacma bi hasytahane görmedm rezalet ben, 7 ay süründürdüler gözlerimin agrisina dayanamadm gözümde genetik retinal pigmenti var aa ağrisi glokomdan bana genetik hastaliğin var tedavi yok diyip yolladlar baska bi hastahaneye gittim ayni gün glokom için damla verdi gözlerim şan rahat hakkimi helal etmiorm

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir